SENDİKAL BASKI İDDİALARINA SERT TEPKİ: YAŞATTIKLARINIZI YAŞAYACAKSINIZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Memur-Sen Konfederasyonunun düzenlediği uluslararası konferansta, bazı belediyelerde yapılan sendikal baskılara ilişkin değerlendirmesinin ardından twitter hesabından bir açıklama yapan Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, yaşananların sorumlusunun Memur-Sen olduğunu iddia ederek "Baskıymış? Sendikal performans yerine,iktidarın/bürokrasinin imkanlarıyla üye kaydedersen; istifaları önlemek için de işte böyle Devletin en tepesine ağlarsın. Yaşattıklarınızı, yaşayacaksınız!" ifadelerini kullandı.
19 Nisan 2019 08:06

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, “Seni memurluktan atabilir mi? Atamaz. Çünkü 657 denilen bu yasa bir defa sizi güçlü bir şekilde koruma altına almıştır.” şeklindeki ifadelerini değerlendiren Geylan,"Öncelikle, epey bir zamandır 657 sayılı kanun ve onun getirdiği güvencelere yönelik sürekli eleştirel yaklaşımlar ortaya koyan bir Hükümetin en yetkilisi olarak sayın Erdoğan’ın bu değerlendirmesini memnuniyetle karşıladığımı belirtiyorum. Zaten biz de Türkiye Kamu Sen olarak yıllardır bunu söylüyoruz: 'Devlet memurluğundan taviz vermeyiz. Tamam 657 ile ilgili tartışmalara varız, ancak İŞ GÜVENCEMİZ kırmızı çizgimizdir, bunu tartışmaya dahi tahammülümüz yoktur. Sn.Erdoğan’ın bugünkü açıklamasını,iş güvencemiz bağlamında,bir taahhüt olarak algılıyoruz. Artık bu ülkede hiçbir yetkili, 'memur işçi ayrımını ortadan kaldıralım,memurların iş güvencesini tartışalım, herkes sözleşmeli olsun' vs. gibi ucube yaklaşımlar içerisine girmemelidir."  ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bazı belediyelerde Memur-Sen'e bağlı sendikalara üye ola belediye çalışanlarının istifaya zorlandığına ilişkin açıklamasıyla ilgili olarak da"Baskıymış? Yıllardır esir ettiğiniz çalışanlar,esaretten kurtulur kurtulmaz çıkışa koşuyorlar... "ifadelerini kullandı. Geylan,"Sendikal performans yerine,iktidarın/bürokrasinin imkanlarıyla üye kaydedersen;istifaları önlemek için de işte böyle Devletin en tepesine ağlarsın. Yaşattıklarınızı, yaşayacaksınız!" dedi.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan ne demişti?

Memur-Sen tarafından düzenlenen “İşin Geleceği: Tehditler ve Fırsatlar” uluslararası konferansında konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Memur-Sen'in her türlü vesayete karşı yürüttüğü mücadeleyi takdirde karşıladıklarını belirtmek istediğini dile getirerek, Memur-Sen’in Türkiye’nin medarı iftiharı olduğunu belirtmişti. 

Memur-Sen'in heyecanına, gururuna ortak olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirten Erdoğan, Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın ve Memur-Sen yönetimine teşekkür etti, açılışını yaptığı yeni genel merkez binasının hayırlı olmasını diledi.

Bu vesileyle sendikanın bugünlere gelmesinde emeği geçenlere gönülden teşekkür eden Erdoğan, hayatını kaybeden sendika mensuplarına Allah'tan rahmet diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa 1995 senesinde Memur-Sen'in kuruluşuna liderlik eden merhum Mehmet Akif İnan'ı burada rahmetle yad ediyorum. Şair, mütefekkir, muallim Akif İnan Ağabey sadece şiirleriyle, fikirleriyle değil aynı zamanda aksiyoner bir lider olarak bizlere hep örnek olmuştur. Sadece kuru bir öğretmenlik, yazarlık, şairlik yapmamıştır." diye konuştu.

Akif İnan'ın, ‘İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır’ anlayışına uygun olarak son nefesine kadar ülkenin ve milletin istikbali için mücadele ettiğini aktaran Erdoğan, şöyle devam etti: "Akif İnan, sendikayı sadece memurların hak ve hukukunu savunan bir çatı olarak değil milli bir diriliş hareketi, evrensel bir özgürlük hareketi olarak da tasavvur etmiştir. Onun nazarında Memur-Sen ülkemizle beraber dünyanın dört bir yanında hakları elinden alınan, emekleri, alın terleri, kaynakları sömürülen onca zenginliğin ortasında fakirliğe mahkûm edilen yüz milyonların da sesi soluğu nefesi olan bir müessesedir. Kuruluşundan itibaren Memur-Sen de Akif İnan'ın tayin ettiği istikamet doğrultusunda misyonunu layıkıyla yerine getirmiştir." 

 

Memur-Sen hep kritik rol oynadı

Türkiye'nin son yılardaki tüm demokrasi hamlelerinde Memur-Sen'in hep kritik rol oynadığına dikkati çeken Erdoğan, "Özellikle 28 Şubat'ta olduğu gibi demokrasinin askıya alındığı dönemlerde darbeleri meşrulaştırıcı görev üstlenen sendikal gelenekten ülkemizin kurtarılmasında Memur-Sen'in çok ciddi katkıları olmuştur. Sırtını vesayet odaklarına dayayan sendika ağalarının siyasetçilere ayar verdiği o kötü günler hamdolsun sizlerin desteğiyle artık geride kalmıştır" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de ideolojik sendikacılığın yerini temel hedefi emekçilerin hak ve imkânlarını güçlendirmek olan yeni bir sendikal anlayışın aldığını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi: "AB sürecimize destek veren, Kudüs'ün hakkını savunan, ihtiyaç sahiplerine el uzatan, kritik dönemlerde vesayetçiler yerine mili iradenin yanında saf tutan Memur-Sen, ülkemiz için önemli bir kazanımdır. Ben tüm Memur-Sen ailesine çalışanlarımızın haklarını savunmada gösterdikleri gayretin yanı sıra Türkiye'de milli iradenin, demokrasinin, insan hak ve hürriyetlerinin yerleşmesine verdikleri destek için de şahsım ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum."

Memur-Sen'in her türlü vesayete karşı yürüttüğü mücadeleyi takdirde karşıladıklarını özellikle belirtmek istediğini dile getiren Erdoğan, sendikanın bu özgür ve özgün tavrının gelecek dönemde güçlenerek devam edeceğine inandığını vurguladı.

Biz hiçbir zaman yapılacak bu zulümlere tribünden seyirci olmayız

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu arada 31 Mart itibarıyla tamamlamış olduğumuz seçimlerden sonra bazı belediyelerdeki gelişmelerden rahatsızlık duyma gibi veya o bulundukları yerde mücadelelerini kararlı bir şekilde sürdüremeyenler sebebiyle Memur-Sen camiasının asla rahatsızlık duymaması gerekir. Şunu unutmayın, insanoğlu hem cahildir hem zalimdir ve bir yere kadar menfaatleriyle beraber hep yürür. Ben Memur-Sen camiasının bu seçimler sebebiyle ortaya çıkan tabloda bulundukları yerlerde dimdik duracaklarına inanıyorum. Ne yapacak? Seni makamından mı alacak? Alsın. Seni memurluktan atabilir mi? Atamaz. Çünkü 657 denilen bu yasa bir defa sizi güçlü bir şekilde koruma altına almıştır. Kaldı ki bu yollara tevessül edenler karşısında, arkanızda kapı gibi bir Memur-Sen camiası var. Yine şunu bilmeniz lazım ki bu ülkede şu anda bir hükümet var. Biz hiçbir zaman yapılacak bu zulümlere tribünden seyirci olmayız. Yapılması gereken neyse onu da yaparız. Onun için de bütün yargı ve yürütme mekanizmalarını her halükarda başta Memur-Sen olmak üzere yürütmek durumundayız. Ben yürütmenin başıyım, yasamanın başı ise şu anda yine genel başkanı olduğum partimin bir mensubu olan arkadaşım, o da yasamanın başıdır. Bütün bu imkânlarımızla eğer bir zulüm varsa bu zulmün karşısında durmak bizim için en önemli görevdir. Ama Memur-Sen camiası mensupları yerlerinde dimdik durmalı ve kendilerine 'Hadi bakalım sendikanı değiştir, şuraya geç' diyenlere karşı da o dik duruşuyla diklenmeden yerini korumalıdır."

SENDİKA HABERLERİ (NET)

KAMU EXPRESS SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...