MAHİR KILIÇOĞLU mahirkilicoglu@hotmail.com

BANA VELİNİ SÖYLE

07 Şubat 2020 Cuma 08:00

Geçtiğimiz ay, sosyal medyadaki hesabımda ve çeşitli gruplarda velilere bir uyarıda bulunmuştum. Çoğunluğu öğretmen veya öğretmen kökenli meslektaşlarım tarafından oldukça olumlu karşılanan ve paylaşılan uyarı aşağıdadır:

Sayın veliler, lütfen çocuklarınızın yanında öğretmenleri eleştirmeyin.

Velilerimizin kendi çocuklarından ve en fazla çevrelerindeki birkaç çocuktan yola çıkarak belirli dersler ve öğretmenler hakkında genellemeler yaptıklarını, öğretmenleri acımasızca eleştirdiklerini görüyor, duyuyoruz. Bunları üstelik çocuklarının yanlarında yapıyorlar.

Akşam evde kıyasıya eleştirilen öğretmenin dersine ertesi gün giren çocuğun nasıl bir duygu yaşayacağını, bu duygudan habersiz öğretmenin sınıftaki davranışlarının öğrenci için nasıl anlamlandırılacağını kimse hesap etmiyor.

Okuldaki öğretmenleri evde, çocuğun yanında eleştirmek, onun yanında sigara içmekten daha fazla çocuğa zarar verir. Siz öğretmen-öğrenci arasındaki güven ilişkisini bir defa zedelediniz mi eğitimi de onarılmaz bir şekilde yaralamış olursunuz.”

Öğretmenleri kıyasıya eleştirmek, okulları, okul yönetimlerini eleştirmek, eğitim hakkında fikir ortaya koymak toplumca farkında olmadığımız ama sık yaptığımız davranıştır.

Ancak bu eleştirilerin, eğitim adına ortaya konan fikirlerin kimseye faydası yok. Çünkü bilip bilmeden konuşuyor, her şeyi kendi cephemizden değerlendiriyoruz. Dolayısıyla bilimsellikten uzak olduğu gibi eğitim gerçeğinden de kopuk, temelsiz, faydasız laf kalabalıklarından başka bir şey olmuyor.

Veliler öğretmenler, okullar ve eğitim hakkında konuştukları gibi öğretmen ve okul yöneticileri de veliler hakkında konuşuyor. Öğretmen camiasının bu duruma daha çok analitik yaklaştığını söylemek yanlış olmaz. Çünkü sonuçta ortada bir iş var ve bu iş devam devam ediyor, devam etmek zorunda.

Veliler konusunda en güzel analizlerden birini Ramazan Tahiroğlu adındaki meslektaşım yaptı. Yılların eğitim yöneticisi ve öğretmeni Ramazan hocadan gerçekten yerinde tespitler görüyoruz. Bu yazının başlığını da kendilerinden aldım. Ramazan Tahiroğlu hocamın izni ve onayı ile yazının tamamı veriyorum.

“BANA VELİNİ SÖYLE...

Anneler, babalar “benim çocuğum” demeyin artık. Bırakın öğretmen öğretmenliğini yapsın. Velilerin okulda çok görülmeleri, bilinenin aksine, olumlu yanından çok, olumsuz yanı vardır diyor Ziya öğretmen. Bakan Bey’in anlatmak istediği veliler her teneffüste, her boşlukta çocuğunun yanı başında biten velilerdir. Biz eğitimciler bu tip velilere helikopter veli diyoruz. Bunlar çocuklarının her işini kendileri görmeye çalışırlar. Çocuklarının üzerine titrerler adeta. Bu şekilde büyüyen çocuklarda çok ciddi özgüven eksikliği oluşur. Hep birilerinin yardımına ihtiyaç duyarlar. Hiçbir işleri tam olmaz. Yetişkin olduklarında dahi arkalarını toplayan hep birileri olur.

Bir de okulları mesken tutan, üzerine vazife olmayan her şeye burnunu sokan, çok bilmiş veli tipleri vardır. Sürekli öğretmenlerin açığını arayan, kapı önlerinde sınıfı dinleyen, onlara her fırsatta ders verme hadsizliğine yeltenen velilerdir bunlar. Ellerinden gelse bütün okulu sevk ve idare etmek isterler. Bu tarz velilere fırsat verilmediğinde ise, her türlü çirkefliği göstermekten de geri durmazlar.

Bir başka veli tipi ise çocuklarını bulunmaz hint kumaşı gibi gören, hiçbir eksikliği onlara konduramayan velilerdir. Ortada bir yanlış varsa ya öğretmen sebepli, ya da başka nedenleri vardır ama, kesinlikle kendi çocuklarından kaynaklı değildir. Bu tip velilerle problemlere çözüm üretmek oldukça güçtür, belki de imkansızdır.

Bir diğer olumsuz veli tipi ise çocuklarını bir şekilde okula kaydettirip; bir daha da okula uğramayan veli tipleridir. Bu tip velilere ağırlıklı olarak gecekondu ve dezavantajlı bölgelerde rastlansa da her çevrede vardır. Çok ekstrem bir durum olmadıkça okulun yolunu bilmezler. Ne çocuklarının öğretmenlerini tanırlar ne de hangi sınıfta olduklarını bilirler. Zira onların çocuklarından daha önemli işleri vardır. Kısaca bunlar saldım çayıra mevlam kayıra havasında olan velilerdir.

Bir başka veli tipi ise kendini bilen, çocuğunu tanıyan, okulun imkanlarının farkında olan velilerdir. Bu velilerin çocuklarıyla olan ilişkisi; ellerinde olan imkanları onlardan esirgemeyen, sorumluluklar yükleyen, onlara takip edildiği hissi veren ama abartmayan, öğretmenleri hakkında çocuklar yanında olumsuz konuşmayan, krizlerde çözüm odaklı davranan velilerdir. Okulun davetlerine icabet eder, imkânı dahilinde okul aile birliklerinde görev alır, destek olurlar. Öğretmenlerine karşı da son derece hürmetkârdırlar. Bilirler ki öğretmenler, çocuk bahçesinin bahçıvanı, geleceklerinin mimarı, karanlık yollarını aydınlatan el fenerleridir. Umarım velilerimiz bu tip velilerdir.

Ramazan Tahiroğlu”

YORUMUNUZU YAZIN ...