BİR ÇUVAL İNCİR

06 Ekim 2019 Pazar 04:13

Bir çuval incir nasıl berbat edilir?

Tabi ki çuvala konularak.

Üste gelen her incir alttakini ezer, tadını bozar, yenilmez ve faydasız hale getirir.

Son zamanlarda yaşadıklarımız buna benziyor galiba.

Güzel bir şey olunca dayanamayıp üzerine onu ezip yok edecek, etkisini ortadan kaldıracak işler yapmakta mahiriz.

Cumhurbaşkanı bangır bangır ‘bize ayak uyduramayan gitsin’ diyor ama isim vermiyor ve kimsenin de ipini çekmiyor.

Ya da kolay kolay çekmiyor.

Hoş adam kazanmak o kadar kolay değil ki ip çekmek de kolay olsun.

Ancak isimsiz konuşmalar adressiz mektup misali yerini bulmuyor.

Kimse söylenenleri üzerine almıyor.

Erdoğan’ı temsil ettiğine inandıklarımız, kendisinin dediği gibi halkın arasına karışmıyor, halka inmiyor, halkı dinlemiyor.

Çünkü dinleseler konuşanlar zülfü yâre dokunacak diye korkuyor.

Ara sıra yazdığımı bilen bir arkadaşım yaşadıklarını, tanık olduklarını anlatıyor, aktarmak bana düşüyor.

Bir cenazede toplanan cemaat ince ince yağan yağmurun altında vefat eden bir öğretmen için resmi tören yapılmasını bekliyor.

Haliyle bir yandan da ıslanıyorlar hafiften.

Bu sırada Kaymakamlık binasının girişinde yağmur yağmayan bir alanda bir siyasetçi ve yanında bir iki arkadaşı var.

İçlerinden biri başkanım biz de oraya, cemaatin yanına geçelim, diyor.

-Yok, ben orda ıslanırım, şeklinde oluyor.

Havaalanında apronda oturan iki siyasetçiye takılıyor gözümüz. Rahatsız etmemek için uzaktan selam verip geçmek istiyoruz.

Birisi kalkıp geliyor, hal hatır soruyor, diğeri istifini bozmuyor. Konuşma sonrasında yanına giden arkadaşına bunlar da kim diye sormadığı gibi gözlerini telefonundan ayırıp konuşmanın geçtiği yöne de bakmıyor.

Bir düğün salonu, koca koca masalar var. Herkes bir tanıdığını gördüğü ya da boş bulduğu bir masada kendine yer ediniyor.

Bu sırada düğüne davetli siyasetçiler de teşrif ediyor yavaş yavaş ve bir hareketlenme yaşanıyor.

Tabi bu hareketlenme siyasetçiden vatandaşa doğru değil, vatandaştan siyasetçiye doğru oluyor.

Siyasetçi nerede mi oturuyor?

Mesai arkadaşlarının, davadaşlarının yanında.

Gelen bütün üst düzey yöneticiler aynı masa etrafında toplanıyor.

Masada bir tılsım, bir gizem var diye kurcalamıyoruz fazla.

Halkın arasında olan yok mu?

Var elbette de konumuz o değil, derdimiz yanlışı tespit edip acı söylemek.

Yoksa onlarca, yüzlerce doğru var.

Yoksa bu dava bunca sene, bunca saldırıya rağmen nasıl ayakta kalırdı?

Bu yazı yazılırken (3 Ekim 2019) enflasyon 9.26 olarak açıklandı.

Elektrikteki son iki zam yüzde otuz civarında.

Halkı siyasetten soğutmak, siyasetçilerin inandırıcılıklarını kaybetmesi için başka bir şey yapmaya gerek var mı?

YORUMUNUZU YAZIN ...