ARAMA

HAVA DURUMU

  • °C - °C
  • °C - °C
  • °C - °C

DÖVİZ KURLARI

  • Altın (Has) Alış 156.25 Satış 157.35
  • Dolar Alış 3.8591 Satış 3.8660
  • Euro Alış 4.5511 Satış 4.5593
ADİL GÜLMEZ
umradil@gmail.com
Kamu Express

HİÇBİR ŞEY DİL KADAR MÜHİM DEĞİLDİR

11 Ekim 2016 Salı 06:04

                Dil birliği bir ülke için din birliğinden daha önemlidir. Bu söz o kadar mühimdir ki serlevha yapılıp cümle alemin görebileceği yerlere asılsa yeridir. Konunun ciddiyetini tebellür ettirebilmek için bir misal verelim. “Bir ülkeyi idare etmeye çağırılsaydınız, ilk iş olarak ne yapardınız?” diye sorulduğunda, Çinli ünlü düşünür Konfüçyüs şöyle cevap vermiş:
            “İşe dil ile başlar, önce dili düzeltirdim. Dil düzgün olmaz ise kelimeler düşünceyi düzgün anlatamaz. Düşünceler iyi anlatılamaz ise yapılması gereken şeyler iyi yapılmaz. Gereken yapılmazsa ahlak ve kültür bozulur. Ahlak ve kültür bozulursa adalet yolunu şaşırır. Adalet yanlış yola saparsa halk güçsüzlük ve şaşkınlık içine düşer. Ne yapacağını, işin nereye varacağını bilmez. Bu sebeple söylenen sözü doğru söylemeli ve doğru anlamalıdır.”
Dilimiz, dün olduğu gibi bugün de hayatını devam ettirmektedir; ancak gereken özeni göstermediğimizden büyük bir tehdit altına girmiştir. Özellikle okul çağındaki öğrencilerimizin kullandıkları dil o kadar bozulmuş ki bazen onları öz anne-babaları dahi anlamakta güçlük çekiyorlar.
Diğer taraftan dil mevzuu söz konusu olduğunda sokağın da okuldan pek farkının olmadığını gözlemliyoruz. Kaldırımlarda yürürken ya da bir alışveriş merkezinde veya bir toplu ulaşım aracında işittiğimiz kelimelerin bizim güzel Türkçemiz mi olduğuna dair ciddi tereddütler geçiriyoruz. Dejenere olmuş kısır bir dil her yeri kaplamış durumda.
Günlük hayatta kullandığımız dilimizi bozan nedenleri şöyle sıralayabiliriz:
1-      İş yerleri ve ürün adlarında yabancı kelimelerin tercih edilmesi.

2-      Kitle iletişim araçlarının bozuk dil kullanımını özendirmesi.

3-      Türk alfabesinde olmayan birçok harfin Türkçe kelimelerde kullanılmaya başlanması.

4-      Söz varlığımızın giderek kısırlaşması.

5-      Kaba dil kullanımı.

6-      Söyleyiş bozukluklar.

7-      Kelimenin yanlış anlamda ve yanlış biçimde kullanılması.

8-      İlim ve teknolojideki hızlı gelişmeler.

9-      Basın ve yayın kuruluşlarının kullandığı doğru olmayan dil.

10-  Ticari hayatın getirdiği yabancılaşma.

11-  Bilişim dilindeki yabancılaşma.

12-  Bilgisayar ve İnternet kullanımı.

13-  Q klavyenin dayatılması.

14-  Yabancı dil ile eğitim.

Yukarıda saydığımız unsurlar dilimizdeki bozulmalara yol açan sebepler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kötüye gidiş, dilimizin gücünü bilmemekten ve millî bilincimizin dil ile olan bağının giderek zayıflamasına sebep olmaktadır.

Yazarlar araştırma ve yayın etiğine uymayı taahhüt ederler. Yazarlara telif ücreti ödenmez. Sitede yayınlanan yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Makale BaşlığıTarih
ABD&NATO İLE ASKERİ HAREKÂT KADÜK KALMAYA MAHKÛMDUR 30.11.2016 12:30:00
ARAÇSALLAŞTIRANLAR, ARACIN ALTINDA KALIRLAR 24.11.2016 14:07:00
MAKSAT KOPYA ÇEKMEYİ ÖNLEMEK Mİ? 18.11.2016 21:21:00
ECELİ TAYİN EDİLMİŞ LİSELER 16.11.2016 11:19:00
MUHALEFET BOŞLUĞUNU SAADET DOLDURUR 08.11.2016 14:44:00
DEVLET GÜCÜNÜ HİSSETTİRDİ 05.11.2016 12:13:00
AYASOFYA İBADETE AÇILMIŞTIR 26.10.2016 07:08:00
İSLAMİ OLUŞUMLAR MAĞLUP OLMUŞTUR 26.10.2016 07:07:00
ÖNCE RUTİN YÖNTEM 20.10.2016 08:39:00
PROJE OKUL TANTANASI 18.10.2016 07:04:00

MAKALE HAKKINDAKİ YORUMLAR

Yorum Yaz
Büyük harflerle yazılan, yasalara aykırı; küfür, hakaret, dil, din, ırk ayrımı ifadeleri içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Bu bölüme yorum yazmakla, ip adresinizin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ise ip adres bilginizin yetkililerle paylaşılacağını kabul etmiş olursunuz.