İKİ GÜNLE ÜLKE KURTARMAK!

08 Ağustos 2019 Perşembe 15:00

Ülkemiz nüfusunun büyük çoğunluğu, yaygın söyleme göre yüzde doksan dokuzu Müslüman.

Hal böyle olunca Müslümanca düşünmeye, Müslümanca yaşamaya çalışanlar da çoğunlukta.

Sürekli yapılması gereken farz ibadetleri günde en az beş kere terk edebilen bir insana kimse bir şey demez de yılda bir olan vacip kurban ibadetini terk ederse ayıplanır.

Hatta bir yıl kurbana giremeyen bir Müslüman seneye ne yapıp edip kurbana girmenin bir yolunu bulur.

Taksitle kurbanlık almayı bile düşünür.

Bunun için etrafında imkân da çoktur.

Nasıl olsa yılın on iki ayında şişeler dolusu haram satanlar yılda bir de kurban satıyor.

Satabiliyor, utanmadan.

Liberal ekonomi.

Din ticareti falan değil yani.

Neyse gelelim sadede.

Kurban bayramı dört gün.

Oldukça uzun bir süre.

Ancak bu sürede kurban kesme, dağıtma, yerleştirme, bayramlaşma derken zaman çabuk geçiyor ve yetmeyebiliyor insanımıza.

Böyle olmasına, böyle olduğu ülkeyi yönetenler tarafından da bilinmesine rağmen çıkıp tatil uzamayacak diye açıklama yapmayı neyle açıklarsınız?

Kurban bayramında ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine bir hareketlilik yaşanır.

Turizmin sayın bakanının sandığı gibi herkes otellere gitmez bu hareketlilikte.

İnsanlar anaya babaya gider,

Ataya dedeye gider,

Eşe dosta gider,

Mezar ziyaretine gider,

Şehirde uğraşmak istemediği için köyde kurban kesmeye gider.

Yaylasına gider,

Obasına gider,

Gider de gider yani.

Başta söyledim yine söyleyeyim, sultan sağır olsa da:

Türkiye’de, Anadolu gibi medeniyetler beşiği toprakların üzerinde kurulmuş bir ülkede kültür ve turizm bakanlıkları aynı çatı altında olamaz.

Aynı bakan tarafından yönetilemez.

Turizmciden kültürü öncelemesi beklenemez.

Kültür harstır, ekindir, birikimdir ve para biriktirmeye benzemez.

Turist artar, oteller dolar, para gelir, rekorlar kırılır, kültür de can çekişmeye devam eder.

Böylesi konularda sadece Reis konuşsa ne olur?

Nasıl olsa engelli vatandaşın tekerlekli sandalye sorununu bile çözmek zorunda bırakılıyor.

Tatil uzayacak kardeşim, bitti, o kadar!

Ya da tam tersi bir açıklama yapsa ve noktayı koysa.

İnsanlar beklentiye girmese.  

Bir durumu daha belirtelim:

Kurban Bayramında köyüne gidenlerin büyük bir kısmı kurban kesiminde aktif iş gücü olarak görev yapıyor, yani yoruluyor.

Üstelik o yorgunluğu üzerinden atamadan  gerisin geri işine yetişmek için gaza basacak, direksiyon çevirecek.

Ertesi gün de çalışacak, verimli olacak!

Kazasız belasız hayırlı bayramlar dilerim.

   

YORUMUNUZU YAZIN ...