KEŞKE

06 Nisan 2019 Cumartesi 05:43

Seçimler bitti

Tartışmalar bitmedi.

Keşke bu kadar tartışma olmasaydı.

Keşke bu kadar şüphe olmasaydı.

Keşke bu kadar oy hırsızlığı olmasaydı.

Keşke partiler oylarına seçimde sahip çıksaydı.

Keşke müşahitler doğru seçilseydi.

Keşke bu kadar seçmen göçmen olmasaydı.

Aslında İstanbul’a girerken değil, İstanbul’dan çıkarken vize uygulanmalıydı, özellikle seçim zamanı.

Bu nasıl iştir ki bağıra bağıra yüzden fazla mitingle beka sorununa vurgu yapan bir insan köydeki muhtar adayları kadar ikna edemiyor seçmeni.

Akparti’nin iktidara geldiği 2002 yılından sonra yapılan bütün seçimler öncesinde ilçe ve il yöneticileri seçim görevlileri konusunda uyarıldı.

Görevlilerin seçiminde yanlı olunduğu konusunda uyarıldı.

Seçim kurulları konusunda uyarıldı.

İlgili, yetkili, etkili kim varsa üç maymunu oynuyor yıllardır.

Tabandan yapılan uyarılar maalesef yine tabanda kalıyor.

Görüş, düşünce ve önerilerinin dikkate alınmadığını görenler ya daha konuşmuyor, ya kenara çekilip susuyor.

Ondan sonra da meydan; kimse darılmasın, alınmasın, gücenmesin ama akepelilere kalıyor.

Küskün, kırgın Ak Partililer, fark edilmeyi bekliyor.

Çok beklerler.

Şimdi oylar yeniden sayılıyor.

Sezai Temelli’nin konuşmaları yeterince irdelenmeden.

Engin Altay’ın “10 Mart’ta Ankara’yı da, İstanbul’u da nasıl aldığımızı herkes görecek” şeklindeki ifadelerinin ne anlama geldiği tartışılmadan.

Sayılıyor oylar.

İki seçenek var:

Birincisi; az farkla da olsa Sayın İmamoğlu ipi göğüsleyecek, heyecanla ve merakla beklediği mazbatasına kavuşacak, kahraman olacak.

İkincisi; İstanbul’u imar eden iki isimden biri olan Sayın Yıldırım kazanacak.

Tartışmalar uzun süre devam edecek.

Seçimde değil, masada kazandığı iması öne çıkarılacak.

YSK’nın teamüllerin dışında davranarak yeniden oy sayımı yaptığı söylemi işlenecek.

İmamoğlu’na haksızlık edildiği dile getirilecek, Ak Parti’ye oy veren bir kesim tarafından bile.

On yedi yıldır iktidarda olan, il, ilçe yöneticileri, milletvekilleri, gençlik ve kadın teşkilatları olan bir parti nasıl olur da birçok seçim bölgesinde aday bulamaz duruma düşer?

Aylardır beklenen ekonomik iyileştirmeler tek başına karar alma yetisine sahip bir iktidar tarafından nasıl olur da yapılamaz?

3600 neden bekletilir?

Sözleşmeli öğretmenlikten neden vaz geçilmez?

EYT konusunda neden olumlu bir gelişme yaşanmaz?

Fetöyle mücadele kapsamında ‘olan garibana kimsesize oluyor’ algısı nasıl olur da kırılamaz?

Yargı süreci neden bu kadar yavaş işler?

Soğan, patates, patlıcan, domates fiyatı üzerinden aylardır yapılan algı nasıl olur da tersine döndürülemez?

Özelleştirme sonucu özel sektörün eline geçen stratejik hizmet alanlarındaki keyfi fiyatlandırma politikasının önüne nasıl geçilemez?

Keşke, bilebilsek. 

YORUMUNUZU YAZIN ...