Son dakika

ARAMA

HAVA DURUMU

  • °C - °C
  • °C - °C
  • °C - °C

DÖVİZ KURLARI

  • Altın (Has) Alış 146.38 Satış 148.03
  • Dolar Alış 3.4901 Satış 3.4963
  • Euro Alış 4.1835 Satış 4.1910
BAYRAM GÜNÇE
baygunce_12@hotmail.com
Kamu Express

SENİ BAŞKAN YAPTIRACAĞIZ

12 Aralık 2015 Cumartesi 21:08

Lise yıllarımdan bugüne kadar siyaset tarihiyle ilgili okuduklarım ve bizzat şahit olduklarımla birlikte ülkenin siyasi albümüne geniş açıdan baktığım zaman, yaklaşık bir asırlık Türkiye Cumhuriyeti’nde kurulmuş olan onlarca iktidar ve liderlerini ayrı ayrı mukayese ettiğimde kesinlikle, şu kanıya varıyorum ki, şimdiye kadar Türkiye’de kurulmuş en muktedir iktidar Ak Parti ve en karizmatik lider de hiç şüphesiz Recep Tayyip Erdoğan’dır.

İlk olarak, 90’lı yılların başına kadar devam eden İstanbul İl Başkanlığı ve sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sürecinde, ülkenin liderlerini ve kaderini önemseyen herkes gibi, icraatlarını ve liderliğini yazılı ve görsel basında takdirle takip etmeye başladığım Tayyip Erdoğan; öncelikle yerel anlamda yürüttüğü güçlü politikalarla, cumhuriyet tarihinde benzeri görülmemiş devasa icraatlara imza atmış, kıtaları birbirine bağlayan dünya kenti İstanbul’un çehresini çok kısa bir sürede değiştirmiş, kentin alt ve üst yapısını en teknolojik araçlarla modernize etmiş ve bunun sonucunda da elbette ki onun bu siyasi, sosyal ve ekonomik anlamdaki icraatları hem yurt içinde, hem de uluslararasında büyük yankı uyandırmıştır.

Dünya siyaset literatüründe iz bırakan önemli değişim ve gelişmelere öncülük etmiş olan liderleri; güçlü hitabetiyle de her zaman alkışlayan ve onları taklit ve takip eden kitlelerin yanı sıra bu liderleri hiçbir zaman hazmedemeyen iç ve dış muhalif eksenler de bu liderlerin kaderlerinde ne yazık ki hiç eksik olmamıştır.

 Bizde de Tayyip Erdoğan’ın ülkenin kaderini değiştiren bu karizmatik liderliğini hazmedemeyen muhalif taraflar;  ona yönelik karalama kampanyalarına daha ilk günden başlamış, onu iktidardan indirmek için akla- hayale dahi gelmeyen her türlü yola başvurmuş; fakat, o, “Kaderin üstünde bir kader vardır.” inancıyla hareket ettiği için, muhalif kanatlar, Allahın  izni-inayetiyle kurdukları tuzaklarda başarılı olamamışlar ve hiçbir zaman  da başarılı  olamayacaklardır.

En başta, MEB tavsiyeli  bir şiir yüzünden, kendisi hakkında uzun bir yargılanma süreci başlatılmış ve o şaibeli yargılanma süreci sonucunda ise 4,5 aylık hapis cezasına mahkûm edilmiş olan Tayyip Erdoğan; haksız yere yattığı hapisten çıkıp özgürlüğüne kavuştuğu ilk günden itibaren, hiç düşünmeden tekrar siyaset arenasına geri dönmüş ve gönül verdiği “Millî Görüş” davası uğruna gece-gündüz demeden çalışmaya başlamış, adeta halkın yıllardır, çöldeki vaha misali hasretle beklediği özgürlük, adalet ve kalkınma kavramlarını da merkeze alarak, Türkiye’nin gözbebeği olan ve sonradan tek başına iktidara gelecek olan Ak Parti’yi kurmuş, ülkeyi büyük bir krizin eşiğinden kurtarmayı başarmış ve  kısa bir süre içinde de haklı olarak ülkenin ve dünyanın baş gündemine oturmuş ve herkesin ilgi odağı haline gelmiştir.

Ak Parti iktidarında, siyasi ve ekonomik alanlar başta olmak üzere, diğer tüm alanlarda adeta bir sıçrama gerçekleştirilmiş olmasına rağmen; yine de haset ve garezle beslenen ve yıllar yılı çıkardıkları kaos ortamından nemalanıp ülkenin hep geri kalmasına sebep olan sözde ilerici, çağdaş kesimler; kim bilir, belki de Erdoğan’ın attan düşürülmesinde, makam aracının içinde mahsur kalmasında, ameliyat sürecindeki aksamalarda, tertiplenen onlarca sûikastlerde, Gezi olaylarında ve maalesef, sözüm ona, kardeş kabul ettiği kişilerle birlikte organizeli bir biçimde gerçekleştirilen 17-25 Aralık operasyonları gibi çok çirkin darbe girişimlerinde en büyük rolü oynamışlar ve fakat bereket versin ki kazdıkları kuyulara bizzat kendileri bir bir düşmüş ve bütün hevesleri kursaklarında kalmıştır.

17-25 Aralık darbe operasyonları öncesinde, özellikle eğitim alanındaki faaliyetleriyle halkın ilgisini çeken, fakat 17 Aralık’tan sonra açığa çıkanlar gösterdi ki artık,  cemaat demeye bile dillerin varamadığı paralel yapılanmaya yönelik en son ve en uygun tarif, yine Tayyip Erdoğan tarafından yapılmış; “tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ihanet” olarak adlandırılmış ve bu durumun en büyük kanıtı da aşırı sol grupların dahi yapamadığı yine çok çirkin bir muhalefet anlayışıyla ve  daha çok medya ayağıyla neredeyse her gün 24 saat boyunca düzenledikleri karalama kampanyalarıyla başvurmuş oldukları yollar, 30 Mart yerel seçimleri ve 10 Ağustos Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecinde de, aynı şekilde en radikal muhalif parti ve gruplarla birlikte hareket etmeleri  ve onlara apaçık bir biçimde verdikleri güya dindar, gerçekte ise kindar destekleridir.

Son olarak,  1 Kasım 2015 seçimlerinde yüzde 49,5  oy almasına rağmen ve yapılan son anketlere göre ise halkın yüzde 76’sı memnun olmasına rağmen hakikatten bîhaber yaşayan talihsiz şahıslarca, özellikle, kültürün ve medeniyetlerin kadim kenti olan sahabeler diyarı Diyarbakır başta olmak üzere Güneydoğu’da kurulan barikatlar, kazılan hendekler, kesilen yollar, üretilen her türlü terör hadiseleri ve nihayet vahim bir biçimde yakılan ve elbette, gayretullaha dokunacak olan o hazin manzarayı görür-görmez, hüngür hüngür ağlayarak dizini döven  beyaz tülbentli teyzeye “Mala mı şewiti lawo, Kur’an  şewiti!” diye feryat ettiren Kurşunlu Camisi hadisesi; İslâm coğrafyasının umut ışığı olan bu güzel ülkenin toplumsal huzurunu, inancını ve güvenini bozamayacak, ekonomik ve demokratik kalkınmanın önüne geçemeyecek ve yepyeni sivil bir anayasayı da kapsayan genel anlamdaki 2023 hedeflerine engel olamayacaktır.

21.yüzyıla yakışan ve her geçen gün, her açıdan daha da gelişen, büyüyen Türkiye yolunda, inşallah, 64.hükümetin icraatları sekteye uğramayacak-uğratılamayacak, kangren haline gelmiş çift başlılık ortadan kaldırılarak daha etkin ve aktif bir sistem olan başkanlık veya partili cumhurbaşkanı sistemi hayata geçirilecek ve bu sistem sonucu yapılacak olan ilk seçimde halkın büyük teveccühüyle seçilecek olan Başkan Erdoğan liderliğinde Türkiye daha demokratik, daha mutlu ve müreffeh bir ülke haline gelecek ve yine bu yolda en büyük pay sahibi olan Recep Tayyip Erdoğan’ın bizzat kendisi daima hayırla yâd edilecektir.

Yazarlar araştırma ve yayın etiğine uymayı taahhüt ederler. Yazarlara telif ücreti ödenmez. Sitede yayınlanan yazıların bilimsel ve hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Makale BaşlığıTarih
TAYYİP ERDOĞAN VE YENİ TÜRKİYE 26.04.2016 23:48:00

MAKALE HAKKINDAKİ YORUMLAR

Yorum Yaz
Büyük harflerle yazılan, yasalara aykırı; küfür, hakaret, dil, din, ırk ayrımı ifadeleri içeren yorumlar yayınlanmayacaktır. Bu bölüme yorum yazmakla, ip adresinizin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ise ip adres bilginizin yetkililerle paylaşılacağını kabul etmiş olursunuz.
18.12.2015 00:00:05 danyal

Güzel bir yazı olmuş. Tebrikler!


Cevap Yaz 0 0