KAMUDAKİ 'YÖNETİM KURULU' SALTANATI KATLANARAK DEVAM EDİYOR?

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Ahmet ÜNLÜ bu günkü köşe yazısında; kamu yönetiminde köklü reformlar yaşansa da reformlardan nasibini almayan, köklü kurumlar ortadan kaldırılırken hiç dokunulma gereği dahi duyulmayan kamudaki 'yönetim kurulu' saltanatına değinmiştir
02 Şubat 2020 07:05

Ahmet ÜNLÜ'nün bu günkü köşe yazısı;

Kamudaki "yönetim kurulu" saltanatı katlanarak devam ediyor?

Biz kamudaki yönetim kurulu saltanatı sona ermeli dedikçe habire başka saltanat alanları ortaya çıkıyor. Yönetim kurulu esasında ortak aklın işletilmesi için üretilmiş bir yönetim biçimiyken gelinen süreç hiç de böyle olmadı. Kamu yönetiminde köklü reformlar yaşanmasına rağmen bu konu maalesef reformdan nasibini alamadı. Köklü kurumlar değişik saiklerle ortadan kaldırılırken ne hikmetse bu konulara hiç dokunulma gereği dahi duyulmadı. Bu yazımızda konuyu gündemde tutmaya devam edeceğiz.

Zaman değişse de kamudaki kötü alışkanlıklar değişmiyor

İyi niyetlerle oluşturulan birçok düzenleme geçen zaman içerisinde sistemde büyük sıkıntılar oluşturmuştur. Değişim ve dönüşüm her alanda olduğu gibi yönetim ve yönetim felsefesi de değişiyor ancak, KİT'lerdeki ya da belediye iştiraklerindeki yönetim felsefesi maalesef değişmiyor ya da değiştirilmek istenmiyor. Yıllar önce KİT'ler için arpalık tabiri kullanılırdı. Yapılan yaygın özelleştirmeler neticesinde KİT'lerin arpalık olma özelliği büyük oranda sona ermiştir. Ancak, belediyeler bünyesindeki arpalıklar ise iştah açıcı özelliğini hala korumaktadır ve bu alan tam bir keşmekeş yaşanmaktadır.

233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname KİT'lerin (Kamu iktisadi teşebbüsü; iktisadi devlet teşekkülü ile kamu iktisadi kuruluşunun ortak adıdır.) nasıl yönetileceğini, yönetim kurullarının nasıl teşekkül ettirileceğini ve bunların görevlerini düzenlemiştir. Buna göre KİT'ler yönetim kurulu başkanı olan genel müdürle birlikte 6 kişilik yönetim kurulları marifetiyle yönetiliyor.

Ancak, bu yönetim biçiminden şu ana kadar hiç kimse memnuniyetsizlik göstermiyor. Çünkü, yönetimde bulunan herkesin işine geliyor. Niçin gelmesin ki, genel müdürler 11.344 TL, genel müdür yardımcıları da 5 bin 672 TL'nin üzerinde net ilave yönetim kurulu ücreti alıyor, hazine her KİT'e bir üst düzey elemanını yönetim kurulu üyesi yapıyor, nihayetinde de ilgili bakanlık iki üst düzey görevlisini yönetim kurulu üyesi olarak atıyor ve bunlara yönetim kurulu ücreti ödeniyor. Alan razı veren razı olunca da kimse sistem üzerinde durmuyor.

KİT yönetim kurulu üyeliklerine kararnamesiz atama yapılabilir mi?

KİT yönetim kurulu üyeliklerine müşterek kararname ile atama yapılmaktadır. Ancak, özelleştirme kapsam ve programında olan KİT'lerin yönetim kurulu üyeliklerine yapılan atamalar kararnamesizdir. Dolayısıyla buralara kimlerin atandığı resmi gazetede yayınlanmadığı için gözlerden kaçmakla birlikte buralara da üst düzey bürokratların atandığı görülmektedir.

Yönetim kurulu üyeliklerine atanan kişiler incelendiğinde genel olarak kamudaki üst düzey bürokratların ön plana çıktığı ve fiilen bu görevleri etkin olarak yapmak için gerekli zamanı ayıracak kişiler olmadığı görülmektedir.

İlgili veya ilgisiz herkesin üzerinde mutabakata varacağı yegane unsur ise KİT'lerin genel müdürler tarafından yönetildiğidir. Yine, genel müdür yardımcıları dışındaki diğer üyelerin atanma gerekçeleri ise bu kurumlara katkı sağlamalarından ziyade ilave ücretten yararlanmalarının sağlanmasıdır. Bu kadar aleni bir gerçek karşısında sistemin 36 yıldır değişmeden devam etmesi ise üzerinde düşünülmesi gereken bir gerçektir.

KİT'ler, yeni Türk Ticaret Kanunu'nu niçin örnek almaz?

6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu, anonim şirket yönetim kurulunun yapısına ve işlevlerine yönelik birçok köklü değişiklik ve yenilik getirmiştir. Özellikle tek kişilik yönetim kuruluna imkan sağlanması KİT'lere örnek oluşturacak nitelikte bir yeniliktir.
1984 tarihli 233 sayılı KHK ile KİT'lerin yönetilmeye çalışılması ve 6 kişilik yönetim kurulu üyelik yapısının korunmaya çalışılması doğrusu modern yönetim mantığıyla pek bağdaşmıyor. İşin daha da garip olanı ise Teşebbüs Yönetim Kurulu'nun teşkilini düzenleyen 6'ncı maddenin yaklaşık 36 yıldır değişikliğe uğramadan devam etmesidir. Birçok tabunun yıkıldığı günümüz dünyasında üst düzey bürokratlara yer bulmak ve ilave ücret ödemek için birilerinin bu yönetim kurulları ne iş yapar sorusunu sorması gerekiyor. Özetle birilerinin ilave 5 bin 672 TL ücret alması için bu garipliklere devam edilmemeli diye düşünüyoruz.

Diğer bir gariplik de ödenen yönetim kurulu ücretinin net olarak ödenmesidir. Yani vergi dilimi ne kadar artarsa artsın ödenen ücret değişmeden net olarak ödenmektedir. Böyle bir sistemi düşünenleri ise tebrik etmek gerekiyor.

KİT Genel Müdürleri En Yüksek Devlet Memurundan daha fazla ücret alıyor

KİT'lerde uygulanan ücret sistemi hiyerarşik unvanlar arasındaki maaşları da önemli oranda etkilemekte ve ortaya garip bir durum çıkarmaktadır. Öyle ki Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanından daha yüksek ücret alan KİT genel müdürleri ortaya çıkmaktadır. Bu durum ise kamu kurumları arasındaki ücret dengesizliğini ortaya çıkarmaktadır.

Bu ücret dengesizliği ortaya bakan yardımcılarının dahi genel müdürlerin yönetim kurulu başkanı oldukları KİT'lere yönetim kurulu üyesi olarak atanması gibi garip bir durumu ortaya çıkarmaktadır. Bir bakan yardımcısı, bir KİT genel müdürünün yönetim kurulu başkanı olduğu toplantıya katılabilir mi? Hukuki olsa dahi bu durum ne kadar etiktir? Ya da bu durumun normal bir mantıkla izahı mümkün müdür?

Örneklendirmek gerekirse bir genel müdür 13.779 TL ücret alırken, KİT genel müdürü ise 25.123 TL üzerinde ücret alabilmektedir. Bu durumun adil veya rasyonel olduğunu izah etmek mümkün değildir diye düşünüyoruz. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanının 2020 yılının ilk 6 aylık net ücret ortalaması ise 15.215 TL'dir. Buna göre bir KİT genel müdürü "En Yüksek Devlet Memurundan" daha fazla ücret alıyorsa buradaki garipliği kimse izah edemez.

Belediye iştiraklerindeki yönetim kurulu ücretlerinin tavanı dahi yok

KİT'lerin yönetim kurulu başkanlarının ücret tavanı 11.344 TL, üyelerinin ise 5.672 TL iken belediye iştiraklerinin ücret tavanı dahi yoktur. Çünkü, belediye şirketlerindeki yönetim ve denetim kurulu ücretlerini genel kurullar belirliyor. Bu şirketlerin genel kurullarının nasıl karar aldıklarını anlatmaya gerek olmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle yapılacak bir değişiklikle hem ödenecek ücretlere tavan getirilmeli hem de birden fazla yerden ücret alınmasının önüne geçilmelidir. Tavan olarak da KİT yönetim kurulu üyelerine yapılan ödeme esas alınmalı, yönetim kurulu üyeliklerine kriter ve sayı sınırlaması getirilmelidir. Yoksa tartışmaların arkası önü alınamaz.

Sonuç olarak, amacımızın birilerinin maaşını göz önüne getirmek olmadığı bilinmeli ve 233 sayılı KHK'nin mutlak surette elden geçirilerek bütün KİT'leri içine alan uygulanabilir, rasyonel ve adil bir kanun yapılarak gariplikler sona erdirilmelidir. Ayrıca, belediye iştiraklerinin yönetim ve denetim kurulu üyelerine yapılan ödemeler kontrol altına alınarak buralardaki üye sayısına sınırlanmalı ve buraların ahbap dost ağırlama yeri olmadığı birilerine hatırlatılmalıdır. Benim belediyem senin belediyenden ziyade ilkeler ve kurallar ön plana çıkarılmalıdır.

YENİ ŞAFAK

KAMU EXPRESS SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...