SON EKLENENLER

SENDİKAYA ÜYE OLMAYA ZORLANMA, ÖZGÜRLÜĞE MÜDAHALEDİR

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut ARSLAN, “İşçilerin örgütlendikleri ve kadro sürecinde birlikte mücadele verdikleri sendikaları dışında, başka bir sendikaya üye olmaya zorlanması, bireysel sendika özgürlüklerine aykırıdır. Bu durum, örgütlenme özgürlüğüne aşırı ve ölçüsüz bir müdahaledir” dedi.
08 Ağustos 2020 13:12

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, 6356 sayılı Kanunun Geçici 7. Maddesinin 3. Fıkrasının yürürlükten kaldırılması talebine ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“HAK-İŞ Konfederasyonu, kamu kurum ve kuruluşlarında taşeronlar yanında çalışanların kadroya geçirilmesi için tarihi bir mücadele vermiştir. Bu büyük mücadelemiz, çalışanların kadro alması ile taçlanmıştır.

696 Sayılı KHK ile kamu kurum ve kuruluşlarında taşeron yanında çalışan işçiler, kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarına geçirilmiştir.

HAK-İŞ Konfederasyonu üyesi sendikalarımız, 696 Sayılı KHK ile kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarına geçirilen işçilerin toplu iş sözleşmesi süreçlerini başlatmak üzere, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına 01 Kasım 2020 tarihinde yetki tespit başvurusu yapacaktır. 

Kamu kurum ve kuruluşlarında, çalışanların işlerinin niteliğine, işyerlerine ve işkollarına özgü birçok sorunu bulunmaktadır. 

Çalışanların ücret ve ücrete bağlı hakları başta olmak üzere sorunlarının çözüm yeri özgür toplu pazarlık masasıdır. Sendikalarımız, 1 Kasım 2020 tarihinden itibaren şeffaf bir şekilde toplu pazarlık sürecini yürütecektir.   

SGK kayıtlarında çalışanların tescil edildikleri işkolları, işyerinde örgütlenecek sendikaları belirlemektedir. Bu kapsamda, sendikalar 2014 yılından başlamak üzere işyerlerinde örgütlenmesini tamamlamıştır.

İşçilerin örgütlendikleri ve kadro sürecinde birlikte mücadele verdikleri sendikaları dışında, başka bir sendikaya üye olmaya zorlanması, bireysel sendika özgürlüklerine aykırıdır. Bu durum, örgütlenme özgürlüğüne aşırı ve ölçüsüz bir müdahaledir. 

Kamu kurum ve kuruluşlarının sürekli işçi kadrolarında çalışan işçilerin tamamı kendi alanlarında asıl işte çalışmaktadır. 

İşkollarındaki farklılıklar nedeniyle, çalışanların özlük hakları farklı belirlenemez. 

HAK-İŞ olarak bunu KABUL ETMEDİK, KABUL ETMEYECEĞİZ. 

Çalışanlar arasında ayrım yapılmasına, örgütlenmenin parçalanmasına ve sendikaların pazarlık güçlerinin zayıflatılmasına SON VERİLMESİNİ İSTİYORUZ.

HAK-İŞ olarak, 6356 sayılı Kanunun Geçici 7. Maddesinin 3. Fıkrasının yürürlükten kaldırılarak, işçilerin fiilen çalıştıkları ve halen örgütlenmiş oldukları işkollarında örgütlenmelerinin sürekli hale getirilmesini talep ediyoruz.

HAK-İŞ olarak dün olduğu gibi bugün de yarın da emeğin ve emekçinin alın terini kutsal bilip, hakkını korumayı namus borcu kabul ediyor, haysiyetli ve onurlu bir yerde duruyoruz, durmaya da devam edeceğiz. Bırakınız konuşmayı, bırakınız yazmayı, düşünmeyi bile ihanet saydığımız emeğe ve emekçi aleyhine bir yerde asla durmadık, bundan sonra da durmayacağımızı en iyi yüzbinlerce HAK-İŞ üyesi kardeşlerim bilmektedir. Güç odaklarının arkasına saklanıp emek hareketine ihanet edenleri tarih de biliyor, bizler de sizler de çok iyi biliyorsunuz. Dürüst, onurlu ve kararlı yürüyüşümüze bugün daha güçlü bir şekilde devam edeceğiz.

Kamuda çalışanları, taşeron diye insan yerine koymayan sözde sendikalar!

Dün, taşeron döneminde çalışanları yok saydınız. 

Sözde sendikalarınıza üye kaydetmediniz.

Aynı servise bindirmediniz. Aynı asansöre binmediniz.

Aynı yemekhanede yemek yedirmediniz. 

Karşılaştığınız zaman görmezden geldiniz. Selamlarını almadınız. 

Çalışanları dinlemediniz. Onlara inanmadınız. Kadro taleplerine kulaklarınızı tıkadınız.  

Siz! Dün sahada mücadele vermeyen sözde sendikacılar! 

Çalışanlar, bugün HAK İŞ İLE BİRLİKTE dimdik ayakta.”

SENDİKA BÜLTENİ

KAMU EXPRESS SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
SON EKLENEN HABERLER