STK’LARI HEDEF GÖSTERENLERE ZOR SORULAR

İbrahim Hakkı Celis, son günlerde Kızılay, Diyanet İşleri Başkanlığı ve bazı sivil toplum kuruluşlarına yönelik haberlerin hangi amaçla yapıldığını yazdı. Celis hedefteki kurumlardan biri olan Memur-Sen’i yıpratmaya yönelik haberlerle nereye varılmaya çalışıldığını yazdı. Celis yazısında bu haberleri yapan yayın organlarına “Sürekli başkanların maaşını soruyorsunuz mesela İLKSAN’da ne kadar maaş alıyor yöneticiler gündem yapıyor musunuz? Diyarbakır’da 250 milyon lira zimmetine geçirenleri hiç haber yaptınız mı mesela.  Sebepsiz yere zenginleşen bürokratları da haber yapacak mısınız?” sorularını yöneltti. İşte o yazı:
20 Şubat 2020 13:22

Sosyal yaşamın sağlamlığı bir kavmin sigortasıdır. Milletler esası itibariyle ekonomi ve doğal olarak meta ile ayakta durmazlar. Milletleri bir arada tutan toplumsal yapı argümanlarının kuvvetli oluşudur. Her durumda birlikteliği sağlayacak sivil toplum kuruluşlarının varlığı bütün saldırıları durduracak en kuvvetli silahtır. Tarih boyunca kurduğumuz ve dünyanın geriye kalanının saldırı ve fitnelerine rağmen varlığı sürdüren devletlerimiz tılsımlı yani “Vakıf kültürü” ile yoğrulmuş olmalarıdır.

Bir milleti diz çöktürmek istediğinizde yapmanız gereken, milleti bir araya getirme kudretindeki sivil toplum oluşumlarını halkın nazarında itibarsızlaştırmak ve bu yolla toplumun felaket durumunda birliktelik oluşturma kudretini baltalamaktır. En iddialı cümleler ile ifade ederiz ki bir topluluk birbirinden haberdar olma ve yardımlaşma ikliminin sağlayıcısı vakıf kültürünü yaşattığı müddetçe asla diz çökmez.

Milletimizin tarihinin en ağır imtihanlarından birini daha yaşadığı bir zaman dilimine tanıklık ediyoruz. Zorlu coğrafyamızda bekasını sürdürmek için mücadele eden milletimize karşı içeriden ve dışarıdan kuvvetli saldırılar yapılıyor. Tüm mazlumların sığınağı olan alicenap devletimiz, tüm Müslümanların umudu olan kahraman ordumuz zor bir sürecin arifesinde. Tarih bir kez daha bizi 1908 yılının şartları ile deniyor.  Yeniden gücümüzü ortaya koyma azmimiz çeşitli mihraklardan beslenen saldırılar ile kırılmaya çalışılıyor. Devrin Abdülhamit’ine karşı tüm dünya milletleri aynı safta birleşmiş durumda. Bu sefer bu kuşatmayı yaracak ve asla devrin Abdülhamit’ini kimseye vermeyeceğiz. Bunu başarabilirsek evlatlarımıza aydınlık bir yarın bırakmanın kıvancını yaşayacağız.

Ülkemizin en muteber kurumları bir yerden yönlendirildiği her halinden belli saldırılar ile itibarsızlaştırılıyor. Yılların Hilal-i Ahmer’i çeşitli iddialar ile itibar su-i kastına uğruyor. Diyanet İşleri Başkanlığı şahısların kendi fiillerinden hareketle itibarsızlaştırılıyor. Müslüman halkımızın yönünü tayin eden muazzam önemde bir kurum kirletiliyor. 15 Temmuz gecesi bu kurumun ne kadar etkili olduğunu görenler bir daha denediklerinde bu muazzam gücü bertaraf edecek itibar su-i kastı derdindeler. Tıpkı 17/25 Aralık sürecinde olduğu gibi önü arkası belirtilmeden elinde bir mühür ile dolaşan birileri insanları “hırsız” ilan ediyor. Bu yetkiyi nereden aldıkları ayrı bir soru bunu mahkemeler önünde değil de sosyal medya platformlarında yapıyor olması dahi kötü niyetin kanıtıdır.

Ülkemizin en büyük örgütlü gücü olan MEMURSEN de bu saldırılara hedef oluyor. Çünkü bir milyonu geçen üye sayısı ile muazzam bir örgütlenme olan MEMURSEN elbette bir kez daha denemek cehaletinde oldukları kötülük için en büyük engel. 15 Temmuz gecesinde Sayın Genel Başkan Ali Yalçın liderliğinde bu muazzam örgütlenmenin darbeciler önünde ne büyük bir engel olduğu herkesin malumu. Eğer bu kötü niyetlerini bir kez daha denemek cehaletini göstereceklerse öncelikle MEMURSEN kalesini geçmek zorunda olduklarını biliyorlar ve bu kalede bir gedik açmak derdinde olduklarını artık gizli bir niyet olarak tutmadıklarını gösteriyorlar. Yine şahısların günahları, bireysel fiiller üzerinden bu muazzam birlikteliği sendeletmek derdindeler. Bunun kimin işine yarayacağı ve ne maksatla yapıldığını bilmek için üst düzey bir siyaset bilgisine de lüzum yok aslında.

Neden MEMURSEN hedefe alınıyor.  Öncelikli olarak ülkemizin en büyük birleştirici gücü de o sebepten. Sayın Genel Başkan Ali Yalçın kitlesine hâkim ve üzerlerinde bir lider tesirine sahip ve her şeyden önemlisi hiçbir şüpheye mahal bırakmaksızın milli bir kişilik ve asla birilerinin boyunduruğuna girmeyecek milli bir bilince sahip de o sebepten. Milletimizin her kesiminden insanının bünyesinde barındıran ve sadece milletimizin menfaati ile örgütlenmiş, ayrıştırmayan, bölmeyen, ötelemeyen bir birliktelik de o yüzden. Hiçbir hizbe fırsat sunmayan, insanımızı iyilikte bir araya getiren ve binlerce yıldır Anadolu feraseti ile damıtılmış o güzel mirasın yegâne mirasçısı da o sebepten. Tutturmuşlar ne kadar maaş alıyorlar. Hak ettikleri kadar. Bir milyonluk muazzam bir cüssenin işleri için vaktini vakfeden bu insanlar birkaç yüz kişinin idaresi ile mesul ülkemizde genel müdür seviyesinde kamu personelinin aldığı kadar maaş alıyorlar. Şube başkanları da okul müdüründen biraz fazla il müdüründen daha az.  Sürekli bu çirkin üslup ile kendi çamuruna davet edenlerin istekleri için kimse de maaşını açıklayacak değil. Bilmesi gereken kurullar komisyonlar biliyorlar. Bu soruyu soranlara diyoruz ki sürekli başkanların maaşını soruyorsunuz mesela İLKSAN’da ne kadar maaş alıyor yöneticiler gündem yapıyor musunuz? Belediyelerde insanlara hakaret etmek için 38 bin lira maaş alanları gündeme taşıyor musunuz? Diyarbakır’da 250 milyon lira zimmetine geçirenleri hiç haber yaptınız mı mesela.  Sebepsiz yere zenginleşen bürokratları da haber yapacak mısınız?  Sorular uzar gider. Yok bu sorulara kimse cevap vermez. Çünkü maksat ülkemizin insanının bir bütün olarak örgütlendiği en büyük örgütlü gücü itibarsızlaştırmaktır, bu birilerinin kendilerine verdiği bir ihaledir.

Bugün cepheden daha mühim olan birlikteliğimizi sağlayan ve bize zoru dayatanlara karşı koyma gücümüz olan sivil örgütlenmelerimize sahip çıkmaktır. Kızılay, Diyanet gibi yarı devlet omurgalı örgütlenmelerimiz devrilirse yarın felaket durumunda hangi yapı bizi bir araya getirecektir. Felaketlere nasıl ve hangi yapılarla karşı duracağız. MEMURSEN gibi muazzam bir birliktelik bugün üstlendiği birleştirici ve aklıselimi temsil eden kimliği ile zedelenirse yerine neyi nasıl ikame edeceğiz. Cesur Yürekli, tehdide boyun eğmeyen Genel Başkan Sayın Ali Yalçın’ı ülkemizin istikbalini karartacak kötü niyetli insanlara karşı ceketini çıkarıp başlattığı mücadelesinde desteklemek hayatî önemdedir. Bugün bir bölünme değil tam aksine yeni bir 31 Mart Vakasına fırsat vermemek için Liderin etrafında kenetlenme günüdür. Bu algı yönetim gayretlerinizle asla Sayın Genel Başkan Ali Yalçın’ı tanrılarınıza kurban etmenize bu aklıselim üzere bir arada bulunan örgütlenme müsaade etmeyecektir. Veyl olsun kendi menfaatleri için büyük davayı göz ardı edenlere. Veyl olsun dün itibar gördüğü yerde vazifeden alındı diye kötü niyet ile bile bile ittifak edenlere. Allah’ın size verdiği nimeti hatırlayın. Dün bu nimet sizde varken bugün yok diye kötülük mü edeceksiniz? Eleştirmek ile şer ile ittifak etmek arasında bir Uhut Dağı vardır. Müjdeler olsun okçular tepesini terk etmeyenlere. Ülkemiz için en büyük tehdit bugün sivil toplum örgütlerini itibarsızlaştırma ihalesini üstlenenlerdir. Bu basit bir eleştiri veya hakikati ifşa olmadığı muhakkaktır. İnancımız o ki terörün belini büken Sayın İçişleri Bakanımız Süleyman Soylu bu meseleye de terör kadar önem verecektir.

İbrahim Hakkı Celis
 

MEMUR POSTASI

KAMU EXPRESS SAYFASINI
YORUMUNUZU YAZIN ...

Ali ilhan
Bazen gururlandıran, bazen duygusallaştıran, bazende milli duruş sergileyen yazınızı okudum. Ne mutlu Memur-Sen liyim diyene dedim ve ekledim, flamayı yücelten isimsiz kahramanlarını unutan her oluşum yok olmuştur.
Filiz Degirmenc
Haklı ama sifil toplum hülle yapmayacakyanlışa yanlış diyebilecek 28 Şubat'ta 5li çetenin 4 ayagı sifil toplum kuruluşları şeffaf ve denetleme bilir olacak