ÖĞRETMENLİĞİ KEBAP BİR MESLEK OLARAK GÖRENLERİN BİLMEDİĞİ 17 ŞEY

Sosyal medyaya şöyle bir göz gezdirin, arama kutusuna “öğretmen”, “öğretmenlik”, vb. anahtar kelimeleri yazarak arama yapın karşınıza öğretmenlerin ne kadar kebap bir iş yaptığından yakınan binlerce yazı, başlık, eleştiri, makale, vs. dökülecektir. Yılda 3 ay tatilleri var, hafta sonları, resmi tatiler, idari izinler hep onlara, yarım gün çalışıyorlar, yata yata para kazanıyorlar, vs. türünden eleştirilerden kafalarını kaldıramıyor öğretmenler.

Peki insanlar neden öğretmenliği böylesine kebap bir meslek olarak görüyor?

İşi insan yetiştirmek, malzemesi insan olan, geleceğimizi emanet ettiğimiz bu meslek grubu neden sürekli kem gözlere, kötü sözlere maruz kalıyor?

Yeni nesli yaratma görevi verilmiş bu kimselerin kazandıkları, harcadıkları, imkanları, tatilleri neden herkesin gözüne batıyor?

İşte sahip olduğumuz bu yetiler sayesinde öğretmenlik mesleğini beleş meslek olarak görenler için küçük bir hatırlatma yapmayı kendimize borç bildik. İnanıp inanmamak size kalmış.

1. Öğretmenlik sadece okulda icra edilen bir meslek değil, hiçbir öğretmen okuldan çıkınca “Ohh bee!” deyip yan gelip yatmıyor.

2. Aksine öğretmenlik mesleğinin asıl yorucu tarafı okuldan çıktıktan sonra başlıyor, sizlerin angarya diyeceği birçok iş öğretmenlerin okul saatlerinin dışında cereyan ediyor.

3. Her gün otobüsteki, uçaktaki, vb. yerlerdeki ağlayan, yaramazlık yapan çocuklardan şikayet ediyorsunuz ama öğretmenler her gün yüzlercesi ile mücadele etmek zorunda kalıyor.

4. Sadece öğrenciler mi? Asıl büyük sorunu öğrenci velileri teşkil ediyor desek!

5. Herhangi bir devlet dairesinden kat kat daha fazla bürokrasinin, askeriyeden, emniyetten çok daha fazla hiyerarşinin esiri olmuş tek kurumdur okullar.

6. Dünyada öğretmenler bir toplumun en kıymetli üyeleridir, ancak maalesef ülkemizde eğitim dışındaki gelişmeler yüzünden tabiri caiz ise ayağa düşürülmüştür.

7. Kebap iş olarak görülmesi mesleğin kolaylığından değil, toplumun “Hiçbir şey olamazsan öğretmen ol bari” algısındandır.

8. Bunda öğretmenlerimizin de katkısı büyüktür, çünkü sürekli kendisini geliştirmek zorunda olan bir meslek icra etmelerine karşın buna değer verenlerin sayısı oldukça azdır.

9. Öğretmenlik, içinde birçok başka iş kolunu barındıran bir meslektir, bir öğretmen aynı zamanda psikolog, akıl hocası, sanatçı vs. de olmalıdır, bu çok mu kolay sizce?

9. Öğretmenlik, içinde birçok başka iş kolunu barındıran bir meslektir, bir öğretmen aynı zamanda psikolog, akıl hocası, sanatçı vs. de olmalıdır, bu çok mu kolay sizce?

10. Eğitimde yaşanan, artık kangren olmuş tüm sorunları öğretmenlerin üzerine yıkmak kolaycılıktan başka bir şey değildir.

11. Sürekli değişen müfredat, kitaplar, sistemler, yaklaşımlar yeterince zor değilmiş gibi buna bir de idari ve siyasi müdahaleleri ekleyin görün bakalım öğretmenlik ne kadar kolaymış.

12. Yetersiz, isteksiz, idealleri olmayan, bu mesleği sadece para için yapan az sayıdaki insanı tüm öğretmenler için örnek olarak almak neresinden bakarsanız bakın yanlıştır.

13. Gelişmiş ülkelerdeki öğretmenlere baktığınızda sorumluluk alma, kendini geliştirme, sosyalleşme, teknolojiden istifade etme, sınırsız özgürlük, yeniliklere açık olma vb. özellikler görürsünüz, Türkiye’de bunu sağlamadan öğretmenlere laf etme hakkınız yoktur.

14. Öğretmen eğitimi konusu ise bambaşka bir mevzudur, baştan sonra yanlış bir sistem içerisinde yetiştirdiğiniz insanlardan her şeyi doğru yapmasını bekleyemezsiniz.

15. Çözüm, öğretmenleri sabahtan akşama kadar okulda tutmak, yaz tatillerinde angarya işlerle onları meşgul etmek değildir, öğretmenlerin kendilerini geliştirmesinin önündeki engelleri kaldıracaksınız.

16. Öğretmenlerin özgür, düşünebilen, yaratıcı, gelişime açık, yenilikçi insanlar yetiştirmesini istiyorsanız öncelikle öğretmenlerin böyle insanlar olmasını sağlamalısınız.

17. Eğer bu hayattaki tek amacınız para ise, mesai bitimi sizin için bayram demekse, bir işin niteliğine değil de niceliğine odaklanıyorsanız evet, öğretmenlik çok kebap bir iş.