M.VEYSİ TUNÇ veysi_tunc@hotmail.com

KİMLİK KRİZİNE BAKIŞ

29 Aralık 2015 Salı 07:55

Kim veya kimlerden olduğumuz, nerede ve nasıl durduğumuz tüm zamanlarda gündemimizde var olan soru veya sorunlardandır. İnsanın varlığı, yalnız var olmakla kalmak istemez, bir yandan kim olduğunun bilgisine ve sorumluluğuna sahip olmak ister, der Heidegger kimliği tanımlarken.

Bu bağlamda kimlik, kim olduğuna karar vermektir. Kişinin kendi farklılığını, farkındalığını ortaya koymasıdır. Kimlik, tercih sorumluluğuyla şekillenir. Tercihlerimizden anlaşılacaktır, kim olduğumuz ve neyi temsil ettiğimiz.

İslam’ın zamanlar ve mekânlar üstü kapsayıcı, bağlayıcı hayati ilke, değerleriyle kimliğimizi temellendirmeliyiz.

Peki, günümüzde İslami kimlik ve kişilik kimler ile nasıl tanınmakta ve tanımlanmaktadır? Sinik, silik ve mistik bir kimlikle mi? Toplumdan ve tolumun sorunlarından uzak, daha az dindarlık daha çok dünyalık anlayışını somutlaştıran aydın, akademisyen ve ilim adamlarıyla mı? Kinli, kirli ve kana susayan marjinal militanlarla mı? Görünen o ki ön kimliğini Müslüman olarak tanımlayan bazı oluşumların öz kimliği hakikaten İslam mı bilinmiyor. Bununla birlikte İslami kimliği terörize, atomize, karikatürize ve pasifize etme süreci gözler önünde cereyan etmiyor mu?

Müslüman kimliğinin önüne ve arkasına laik, liberal, demokrat, sosyalist, milliyetçi gibi kimlik krizinin belirtisi olan nitelikler sıklıkla kullanılmıyor mu artık? Ve kimlik krizi denilen şey, aslında iman krizi değil midir? Vahiy kaynaklı olmayan cahiliye ürünü beşeri sistemleri İslami literatürle savunabilir miyiz? Bu mevcut durum çok kimliliğe veya kimliksizliğe sürüklemiyor mu bizleri?

Bu kadar eksik ve yanlış algıyla birlikte aşırılık, asabiyet, alışkanlık ve arzulara yenik düşen biz Müslümanlar, kimlik bulanıklığının, başkalaşımının bunaltıcı baskısı altındayız.

Şahsa,  şahsiyet kazandıran İslami kimliğin, en güzel ve en güçlü şekilde sunulmasının, savunulmasının gerekli olduğu bir zaman dilimindeyiz.

Nitekim bizler için ilk, tek ve son tercih olan İslami kimlik;yeryüzünün imarına, toplumun ıslahına, insani bir dünyanın ihya ve inşasına yolaçacak bir yetkinlik ve yeterliğe sahiptir. Zulmün, zulmetin, zilletin ve fitnenin izalesi, adaletin ikamesi de bu şekilde gerçekleşebilir. Bu kimlik, töre ve terör eksenli değil takva temellidir. Çukur kazan ve çukurlaşan değil, çığır açan nesiller yetiştirir.

İslami kimlik, Allah’ın boyasıdır, iman ve salih amel ile şekillenen. Özgünlük, özgürlük ve özelliğini tevhitten alan fıtri bir boya… Allah’ın boyası ile boyanınız, emri ilahisinin önem ve önceliğini hayatlaştırmalıyız.

Renkten renge giren ya da renksizleşen değil, İslami ve insani renk veren sosyal kimliklerin en kapsamlısı olan ümmet kimliğinde buluşmalıyız.

Kim olduğunu bilenlere ve kimliğini istikamet üzere koruyanlara selam olsun!  

Ne mutlu ümmet bilinciyle yaşayarak Müslüman’ım diyene!

YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #