M.VEYSİ TUNÇ veysi_tunc@hotmail.com

KÜRESEL KÖYÜN MUHACİRLERİ

21 Mart 2016 Pazartesi 23:27

Küçülen ve küreselleşen dünyada meydana gelen kan, katliam, kin, kıyımın sebep olduğu huzursuzluk, dengesizlik ve aşırılık hali belirli coğrafyaları rahatsız etmekle kalmıyor. Farklı bölge, ülke ve kıtaları da etkiliyor.

Ancak dikkatimizi çeken oyunların arttığı, etnik ayrıştırma ve mezhebi ayrımın körüklendiği yerler, genelde İslam topraklarıdır. Talan edilen kaynaklar Müslümanların… Tanınmaz hale gelen şehirler ve kanla çizilen sınırlar Müslümanların…Tahrip edilen tarih ve kültür mirası Müslümanların… 

Kan gölü ve ateş topuna dönen medeniyetlerin merkezi olan Orta Doğu’da yaşananlar, Suriyeli sığınmacıların hayatta kalma mücadelesi ve Batıya göç; küresel köydeki bu durumun önlem alınmazsa hangi noktalara ulaşabileceğini göstermektedir.

Ege ve Akdeniz mülteci mezarlığı haline gelmedi mi? Kıyıya vuran bebekler ve cesetler yüzünden…  İzansız, insafsız Batı, insan kaçakçıları, organ mafyası, umut tacirleri, fitne bekçileri ve duyarsız, değersiz, vicdansız bazı Müslüman liderler yüzünden bocalayan, bunalan, bulanıklaşan kardeşlerimizin çaresizliğine şahit olmaktayız.

Mahzun, mağdur ve mazlum Suriye halkının, zulmün ve zulmetin kaynağı olan Batıya sığınma çabalarının neticesinde yaşanan vahim olayları, vahşi sahneleri unutmamız mümkün mü?Bu kavimler göçü, yakın gelecekte çeşitli sorunlara yol açacaktır.

Almanya ve Macaristan’ın Suriyeli kardeşlerimize oturum iznini dinlerini değiştirme koşuluyla verdiği artık bilinen bir gerçek.  Bu bağlamda Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, Avrupa’daki bütün papazlara en az bir Suriyeli sığınmacıya evlerini açmaları yönünde yaptığı çağrının ne manaya geldiğini şimdi daha iyi anlıyor muyuz?

Danimarka Meclisi, sığınmacıların ziynet eşyaları ve paralarına el konulmasını öngören yasa tasarısını kabul ettiğini bilmiyor muyuz?

Macaristan-Sırbistan sınırında kucağında yavrusuyla sınırı geçmeye çalışan mülteci babaya tekme atan ve yakalanmaları için çelme takan kadın kameramanın insanlıktan uzak hareketini unutabilir miyiz?

Yunanistan Sahil Güvenlik Komutanlığı’na ait bir botun, Ege Denizinde Suriyeli göçmenlerin bulunduğu botu batırdığını ve bölgeden süratle uzaklaştığını ekranlardan izlemedik mi?

Hollandalı, insanlıktan nasibini almayan taraftarların mültecilere bozuk para atarak eğlenmeleri, aşağılayarak tezahürat etmeleri, para karşılığında şınav çektirmeleri karşısında neler hissettik? Bu zillet, eziyet ağrımıza gitmiyor mu?

Zor ve zahmetli günler geçiren Suriyeli kardeşlerimize kapılarını açmayan, yeterince yardımcı olmayan sözde İslam ülkelerine ne demeli?

Türkiye, 3 milyona yakın Suriyeli kardeşine bakmaktadır. Müslümanlar ancak kardeştirler, bilinciyle hareket eden halkımız, bu çağın ensarı olma yolunda ilerlemektedir

Yeniden direnişi ve dirilişi gerçekleştirecek potansiyele sahip olan ülkemiz, ümmeti umutlandırmaktadır. Şu iyi bilinmelidir ki bu topraklara hükmedenler, yeni dünya düzenini şekillendireceklerdir.

YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #