SALGIN, BİYOLOJİK SİLAH MI?

26 March 2020 Thursday 00:39

Salgın, biyolojik silah mı?

Öyle olsa ne olur olmasa ne olur.

Her ne olursa olsun korunmak için gerekli tedbirin alınması kaçınılmaz.

Dünya, ilaç satmak için önce virüs sonra ilaç üretildiğine tanık olmuş kadar yaşlıdır.

Sermaye için insan hayatı ya da sağlık değil, büyüyüp semirmektir önemli olan.

Son zamanlarda topyekun mücadele ettiğimiz bir düşman Corona Virüs.

Çin’de ortaya çıkıp bütün dünyaya yayılan virüs, maalesef ülkemize de sıçradı.

Beklendiği gibi ölümler de var.

Keşke olmasa.

Alınan bütün tedbirlere rağmen özellikle yaşlı hastalarda ölüm oranı fazla.

Tam da bunun için 65 yaş üstü büyüklerimize kendileri ve toplum sağlığı düşünülerek sokağa çıkma kısıtlaması getirildi.

Halk sağlığı için önemli bir adım bu.

Bunu fırsata(!) çevirerek bazı yaşlılara insanlık dışı muamelelerde bulunmak, bunu da bir marifetmiş gibi vidoya çekip sosyal medyada yayınlayarak ‘beğeni’ almaya çalışmak ancak insanlıktan nasibini almamışların işidir.

Yazıklar olsun.

Sırası gelmişken 65 yaşla ilgili bir düşüncemi de paylaşmak isterim.

Hayat standartları tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yükseliyor.

Bu da ortalama yaşam süresini uzatıyor.

Hal böyle olunca 65, orta yaşın üzeri oldu artık.

Bu yaş grubunun bir takım hizmetlerden ücretsiz yararlanması ve attıkları her adımda ‘yaşlı’  muamelesi görmesi biraz ağır oluyor. Kaldı ki bu yaşlar bilginin tecrübeyle kotarıldığı en verimli zaman dilimleridir.

Biz elbette büyüklerimize saygıda kusur etmeyeceğiz. Ancak yaş sınırını biraz yukarı çekmek faydalı olacaktır kanısındayım.

Sağlık Bakanı ve sağlık çalışanları bu süreçte harika bir ekip işi çıkardı, çıkarmaya da devam ediyor.

Zamanında tedbir almamak, gerekeni yapmamakla suçlanacak bir tek birey gösterilemez yönetenler arasında.

Devletimiz, yapması gereken her şeyi zamanında yaptı.

Çabası alkışı hak eden bütün sağlık çalışanlarını ben de alkışlıyorum.

Bu arada Milli Eğitim Bakanlığı’nın TV ve EBA yoluyla uzaktan eğitim faaliyetlerini başlatması tarihe not düşülecek bir adımdır.

Bu süreçte dünya genelinde bunu yapan dört ülkeden biri olması Türkiye’nin dünyadaki yerini göstermesi açısından önemli ve değerlidir.

Yapılana değil, bir takım ayrıntılara takılmak art niyetten başka bir şey değildir.

Merhum başbakan Adnan Menderes’in idamının animasyon şeklinde gösterilmesi üzerinden algı yapmak, sayın bakanın üzerine gitmek kimseye fayda sağlamaz.

Utanmadan, sıkılmadan başbakan astığımızı çocuklarımız bir şekilde öğrenecekler.

Kaldı ki çok daha travmatik durumlara tanıklık eden çocuklarımız için gerçekten endişe ediyorsak aile yapımıza dinamit koyan dizilere aynı tepkiyi gösterelim. Hadi Portakal seni de bekliyorum, susma!

Bir cümle de kendisini bir gram bile geliştirememiş, bir adım yol alamamış, kör, karanlık zihniyetini bir milim bile törpüleyememiş Can’a etmek lazım.

Can efendi seni bilmem ama bu toplumun kahir ekseriyetinin baş örtülü yakını, kardeşi, eşi, yengesi, halası, teyzesi, sevdiği, nişanlısı vardır. Bu olgu bu toplumun ayan beyan bir gerçeğiyken hala buralara takılman yakışmaz diyeceğim de olmayacak. Anca sana yakışır. Devam et olduğun gibi.

Değişme, gelişme, adım atma, yol alma!

Yaşanan sıkıntılı süreç sağlık personeline olan ihtiyacın yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmış ve ilgililer tarafından da adımlar atılmaya başlanmıştır.

Krizin ortaya çıkardığı bir fırsat bu.

İş bekleyen, ekmek bekleyen 32bin kişi için bir fırsat.

Hal böyleyken KHK ile ihraç edilenleri göreve davet etmek, devleti katiline muhtaç hale getirmek, böyle bir zihniyete sahip olmak akıl alır bir şey değildir.

Nihal Hanım çok hastalanır, doktorsuz kalırsa kendisi ilgili kişilerden şifa ummakta serbesttir, buyursun.

Yazımda bir sıra takip etmeyeceğimi söylemiştim. Corona virüsün en çok etkilediği kesimlerden biri de maalesef ‘sözleşmeli’ öğretmenlerdir.

Ben literatüre girdiğinden beri öğretmen öğretmendir, sözleşmelisi, ücretlisi olmaz, bu durum iş barışını ve motivasyonu bozar demekteyim.

Nitekim öyle de oluyor.

Bu kriz ücretli öğretmenler için de bir fırsat olsun.

Sayın Ziya Selçuk, Sayın Berat Albayrak, eğitimin hesabı kitabı bugün, yarın değil; asırlar düşünülerek yapılır.

Gelin ücretli öğretmenlerin atamasını yapın, krizi fırsata çevirin, tarihe geçin.

YORUMUNUZU YAZIN ...