Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi’ndeki görüşmeye katılan koordinasyon ekibi üyesi öğretmenler, doktora sonrası bilimsel üretime devam etme ve doçentlik süreçlerinde yaşadıkları zorlukları ve taleplerini Genel Sekreter Talat Yavuz ve Genel Başkan Yardımcısı Muammer Karaman’a iletti.
Bilimsel toplantılara katılımda ve veri tabanı programlarına erişimde kolaylık sağlanmalı
Doktoralı öğretmenler, sahada edindikleri deneyimi, bilimsel çalışmalara dönüştürmek istediklerini ancak mevcut uygulamaların bu süreci zorlaştırdığını ifade ederek, kurumsal işleyişin netleşmesi ve eşitlik ilkesinin güçlendirilmesi yönünde düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu vurguladılar.
Özellikle doçentlik başvurularında üniversitelerde ders verme şartının zorluklarına işaret eden öğretmenler, herhangi bir maddi beklenti olmadan ders verme taleplerinin kimi zaman usul gerekçeleriyle karşılık bulmadığını, görevlendirmelerin ise kurumdan kuruma değişiklik gösterdiğini dile getirdiler. Üniversitelerde ders verme imkanının kurumsal bir çerçeveye kavuşturulmasını isteyen öğretmenler, kendi alanlarında belirli bir hizmet süresini tamamlayan öğretmenlerin bu kriterden muaf tutulmasını talep ettiler.
Etik kurul raporu süreçlerinde aranan “fiilen üniversitede çalışma” koşulunun saha araştırmalarını zorlaştırdığına da dikkati çeken doktoralı öğretmenler, bu alanda kolaylaştırıcı düzenlemelerin hayata geçirilmesini istediler.
Bilimsel toplantılara katılımda izin ve destek süreçlerinin açık kriterlere bağlanması gerektiğini belirten öğretmenler, doktora sonrasında akademik çalışmalar için veri tabanlarına ulaşım ve benzeri hizmetlerin devam etmesi talebinde bulundular.
Öğretmenler, lisansüstü eğitim yapmış tüm öğretmenlere artırımlı ek ders ücreti verildiğini ancak Bakanlık ve Ar-Gebirimlerinde görevlendirildiklerinde bu haktan mahrum bırakıldıklarını ifade ederek çözüm üretilmesini istediler.
“Doktoralı öğretmenlerimizin talepleri son derece haklı ve makuldür”
Genel Sekreter Talat Yavuz, doktoralı öğretmenlerin MilliEğitim Bakanlığı ve ülkemiz için büyük bir hazine olduğuna dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:
“Bu birikimi doğru değerlendirmek, eğitimin niteliğini artırdığı gibi üniversiteler için de sahada yetişmiş, güçlü bir insan kaynağı anlamına gelmektedir. Doktoralı öğretmenlerimizin talepleri son derece haklı ve makuldür. Sahadaki tecrübelerini bilim dünyasına taşımak, akademik birikimleriyle eğitim sistemine katkı sunmak isteyen doktoralı öğretmenlerimizin yaşadığı sorunların farkındayız. Bu sorunların çözümü için çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”