MUSTAFA SALİM salimhoca@hotmail.com

UFKA YOLCULUĞUN 81 İLDE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ DÜNYANIN EN BÜYÜK KATILIMLI OKUMA BULUŞMASI

15 Şubat 2026 Pazar 05:23

Rutinler, manada derinleşmenin önündeki en büyük engellerdir. Derin manalar rutinin dışındaki eylemlerle gösterir kendisini. İki günü eşit olanın hayattaki ziyanı da buradan ileri gelir.

Bu hafta sonu Ufka Yolculuk yarışması kapsamında 81 ilde saat 14.00’da başlayan okuma etkinliği vesilesiyle 14 Şubat Cumartesimizide şehir hayatının dayattığı hafta sonu dinlenme rutininden sıyrılarak keyifli bir vakit geçirmenin bahtiyarlığını yaşadık. Aynı anda yediden yetmişe binlerce kişinin katılarak farkındalık oluşturduğu muhteşem bir gündü Türkiye için.

Aynı saatte 81 ilin daha önce belirlenen mekanlarda düzenlenen okuma buluşmasının Ankara'daki mekanı, Hacı Bayram Veli Camiisiydi. Akın akın gelinen camide kılınan öğlen namazından sonra ellerindeki kitaplarla buluşanlar 14 Şubat gününü gercek bir aşkın hikayesine dönüştürmüşlerdi. Ve bu gerçek aşkın hikayesi her ilimizden görülebiliyordu. Adeta Türkiye'den tum dünyaya gerçek aşkın, gerçek muhabbet ve sevginin ne olduğunu haykırıyorduk.

“Kaybedeni olmayan” mottosuyla bu yıl 13’üncüsü düzenlenen kitap okuma yarışması dünyada kendi kategorisinde katılımın en fazla olduğu yarışma hüviyetini kazanmıştır.

Ufka Yolculuğun gerçekleştirdiği bu kültür yarışmasında temel hedef okuma alışkanlığını kazandırmaktır. Çünkü okumak, kişiyi beynin alışkanlık hanline getirdiği rutin bilginin tesirinden kurtarark taze ve güncel daha bir çok bilgi ile beyni harekete geçirme eylemdir. Çalışan değirmenin taşları arasına buğday koymaktır okumak. Ufka Yolculuk Yarışması bu bakımdan çok önemli bir görevi omuzlamış olmaktadır. 

 2013 yılında kurulan Türkiye’nin en geniş katılımlı sivil bilgi ve kültür yarışması Ufka Yolculuk;

Doğru bilgiyi insanlığa ulaştırmayı hedefleyen bir organizasyon olup sevgi, sağduyu, doğruluk, güven, kalite, vatan sevgisi ve safiyet gibi değerleri esas alarak tüm insanlığı kucaklayan ve toplumun her yaş ve kesimine ulaşmayı hedeflemektedir.

Konu başlıklarını; toplumun ihtiyaçlarını gözeterek belirleyen yarışma, her seviyeden okuyucu için özenle hazırlanmış kaynak kitaplar esas alınarak düzenlenmektedir.

“Amacı;

İnancımıza ve kültürümüze uygun davranış kurallarının öğrenilmesi, benimsenmesi ve uygulanmasına katkıda bulunmak,

Doğru inancı, doğru düşünceyi ve güzel ahlâkı öğreten güvenilir eserlerin okunmasını sağlamak,

Okuma alışkanlığının istenilen düzeyde olmadığı günümüzde; okuyan, düşünen ve okuduklarıyla hayatına yön veren bireylerin yetişmesine katkı sağlayan” bir yarışmadır.

Bilindiği üzere okumak, bilimsel bilginin kazanımında olmazsa olmazlarından addedilen en büyük unsurdur. Tahsil hayatına adını veren bir olgudur. “Okudun mu” denir ilim irfanla uğraşanlara. Ne okuyorsundan tutun da nerede okuyorsuna varıncaya kadar ilim ve bilimle uğraşının özel adı olmuştur okumak.

Bugün tahsil hayatında başarı elde edenler hep okuyanlardan çıkmıştır. Ortaöğretime ya da yüksek öğrenime girişte yapılan sınavlara hazırlananların elde ettikleri derecelerin boylarınca okuyarak biriktirdikleri kitaplardan kaynaklandığını kendileriyle yapılan röportajlardan biliyoruz.  Demek oluyor ki başarı şansta değil, okuyarak verdikleri emeklerde gizlidir.

Okumak bilgiyi, bilgi kültürü, kültür de medeniyeti doğurur.

Teknolojinin hızla geliştiği şu yaşadığımız yüzyılda okumaların istenildiği seviyede olmaması üzücü bir durumdur. Teknolojik gelişmelerin dayattığı konfor hem çocuklarımızı hem de yetişkinleri zamanın israf girdabında boğacak duruma getirmiştir. Bugün akıllı cep telefonlarının hayatımızın merkezinde yerini alarak başlattığı hayat biçimi, insan ilişkileri bağlamında değerlendirildiğinde karşılaşılan manzaranın hiç de iç açıcı olmadığı görülmektedir. Hoyratça kullanılan bir zamandan bahsediyoruz. Bu da zaman israfı olarak çıkıyor karşımıza. İsraf edilen her şeyin telafisi mümkünken zaman israfının telafisi için bunu söylemek çok zordur.  Vakti zamanında yapılan şeyler muteberken, konforlu hayatın başlattığı bir zaman israfını yaşıyoruz maalesef. Teknolojik ürünlerin kullanımında hızdan ötürü artan çokça zamanın bilinçsizce hatta zevk uğruna kullanımı boşa harcanan enerjilerin önünü alabildiğine açmıştır. Geç vakitlerde uyumaların da bu sürecin bir sonucu olması gündüzlerin yeterince değerlendirilmemesine neden olduğu bir gerçektir. Bu durum  iş hayatından tutun da mektepli hayata varıncaya kadar toplumun tüm dinamik yapısını sekteye uğratır. İnsanlık bu noktaya geldikten sonra Asr suresinin manası daha bir güzel anlaşılır olmuştur. Zamanın önemine binaen bu sure, zaman üzerine yeminle başlamaktadır. Bu surede Rabbimiz “Asra yemîn olsun ki, insan gerçekten ziyândadır. Ancak iman edip sâlih ameller yapanlar, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve birbirlerine sabretmeyi öğütleyenler müstesnâ!.” diye buyurmaktadır. Bugün bizler zamanın kıymetini tam idrak edemeden yaşamaktayız.

Bu manada kitap okumak, zaman israfının gadrine uğramış bir etkinlik olarak önemini bir hayli yitirmiş görünmektedir. Doğa boşluğu kabul etmez ilkesi gereği okumayla geçmeyen zamanların boşluğunu heva ve heveslerin konusunu teşkil eden sülfi istekler doldurur. Sonra da insanlık asıl gayesinden sapar hale gelir.

Son dinin son peygamberine inen ilk ilahi buyruk “oku” emriyle başlamıştır. “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı. Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.”

Ufka Yolculuk Kültür Yarışmasının amacının bu ilahi emir doğrultusunda hem okumayı alışkanlık haline getirmek hem de okunacak bilginin ne olabileceğini göstermekten ibaret olduğunu anlamış bulunmaktayız.

Okunacak bilginin ana fikrini Araf suresinde yer alan “Hani Rabbin (ezelde) Âdemoğullarının sulplerinden zürriyetlerini almış, onları kendilerine karşı şahit tutarak, “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” demişti. Onlar da, “Evet, şahit olduk (ki Rabbimizsin)” demişlerdi. Böyle yapmamız kıyamet günü, “Biz bundan habersizdik” dememeniz içindir.” ayetinin mealinde ifade edildiği biçimde görebilmekteyiz. Bu ayetten hareketle Ufka Yolculuğun bu yıl ki sloganı “ilk sözleşmeyi hatırla” şeklinde belirlenmiştir.

İlk sözleşmemiz “Ben sizin Rabbiniz değil miyim” buyruğuna “Rabbimizsin” dememizdi. Kul olarak Rabbimize itaatimizdi sözleşmemizin ilk maddesi. Sonra ilk emir “yaratan Rabbinin adıyla oku” olmuştur. Sonra da Rabbimiz Asr suresinde de hüsranda olmayanların iman ettikten sonra amel işleyerek hakkı ve sabrı tavsiye edenler olduğunu bildirmiştir.

Ufka Yolculuk Kültür Yarışması her yıl sahih kaynaklardan derlediği doğru ve güncel bilgileri konu edinerek hazırladığı kitapları yarışmacıların istifadesine sunup büyük bir hizmeti yerine getirerek 13’üncüsünü gerçekleştirdiği yarışmanın bu yıl ki konuyu “İnanç” olarak belirlemiştir.

Bu yıl ki yarışma ilkokul, ortaokul, lise, yetişkin ve ilahiyat olmak üzere beş kategoride gerçekleşecektir.

İlkokul kategorisinde Şeyma Betül Doğan’ın yazdığı “Kuşların Çağrısı”, ortaokul kategorisinde Merve Nur Demirci’nin yazdığı “Tevhid Muhafızları”, lise kategorisinde Rümeysa Nur Şeker, Sema Bayar, Rabia Doğan ve Emrah Kanlıkama’nın yazdığı “ Gördüğüme Görmediğime”, yetişkin ve ilahiyat kategorisinde de Prof. Dr. Temel Yeşilyurt hocamızın yazdığı “Nasıl İnanmalı” adında kitaplar hazırlanmış olup Milli Eğitim Bakanlığından aldığı onayla yarışmacılara sunulmuştur. Beş kategorinin kitapları Temel Yeşilyurt’un kaleme aldığı Master kitabından esinlenerek hazırlanmıştır.

7-8 Mart 2026 tarihlerinde gerçekleştireceği yarışmanın https://ufkayolculuk.com/ adresinden yapılacak kaydın son tarihi 6 Mart 2026 Cuma günüdür. Kaybedeni olmayan bu yarışmaya kaydolmayan kalmasın istiyoruz. Hala vakit varken fırsatı kaçırmayalım.

Yarışmada her kategoride dereceye giren 46 adaya ödül olarak “umre” yaptırılacaktır. En fazla kayıt yaptıran takım liderleri de umre ile ödüllendirileceklerdir. Ayrıca barajı geçen tüm adaylar içinde kura ile seçilecek yarışmacılara da umre ödülü verilecektir. Ve daha bir teşvik edici hediye ile katılımcıların ödüllendirildiği bir yarışma.

Cumartesi günü 81 ilde aynı saatlerde düzenlenen okuma buluşmasında bir araya gelen binlerce kişi okuma bilincini kazanan insanlardı.

Bu Cumartesi günü güzel ve bereketli bir gün oldu. Okuma buluşması etkinliği okumanın önemini değil Türkiye sathında belki de dünyanın şahit olduğu ilk ve tek etkinlik olarak dünya sathına yayıldı. Elhamdülillah. Okumak ne kadar kıymetli ise okumaya konu olan husus da bir o kadar önemlidir. Bu etkinlikle iki önemli hususa dikkat çekmiş oldu. Biri okumak diğeri de konusuydu; imanla alakalı olunca konusu, bu etkinliğin önemi daha da arttı. İnsanımıza imanıyla alakalı hususları tekrar gözden geçirme imkanı sunuldu. Bu etkinlikle bir bakıma katılımcıların ahiretlerini kurtarmalarına yardımcı olunmaya çalışıldı. Böyle bir organizede bulunmak ne büyük bir devlet; iman ehli olarak böylece Allah'ın emrettiği tebliğ ibadeti de yerine getirilmiş oluyor.

Bir eğitimci olarak emeği geçen kıymetli her gönüldaşıma ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Ne mutlu ben Allah'a inanıyorum diyene. Ne mutlu, batılın hüküm sürdüğü bu yüzyılda hak ehlinden olana…

Mustafa SALİM

15 Şubat 2026 ANKARA

 

 

 

YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
Yalçın YALÇIN
Cemaat ( topluluk) ile yapılan her güzel işin faydaları kat ve kat olur Farklı fikirler güzel olduğu gibi doğru bilgilerin de toplumun çoğunda olması medeniyet oluşturur Her ayrı bireysel ( tekil) yapmak yerine. Topluma yaymak bilgiyi topluma ulaştırmak adına ufka yolcuğun faaliyet güzel bir çalışma ( proje ) olmuş 6 Mart 2026 merakla bekliyorum Tabiki katılım yaparak