MUSTAFA SALİM salimhoca@hotmail.com

SÜLALEMİZİN ÇINARI AYŞE HALAMIZ HAKKA YÜRÜDÜ

31 Ocak 2026 Cumartesi 23:28

Adını Aişe validemizden alan halamız, ismiyle müsemma yaşadı hayatı boyunca. İsmiyle musemma olsunlar diye kızlarımızın adı Hatice olur, Fatima olur, Meryem olur, Hacer olur, Sare olur, Asiye ve Havva olur. 

Baştacıdır bize nenelerimiz, annelerimiz, kızlarımız hala ve teyzelerimiz. Kıymetli olan değerlidir; değerli olan da az bulunur. Hazineler o sebeple hep saklıdırlar hem de en derin yerlerde. Sülalemizin bir zenginliğiydi onun varlığı. Değeriydi. Kıymetlisiydi. Böylesi güzel insanlar kayıp gitmeden çoğu kez tam istifade edilemez kendilerinden. Bu güzide insanlar aramızda yaşasalar da hep yanlızdırlar. Seviyeli oldukları için de aldırmazlar tek başlarına oluşlarına ve yalnız kalışlarına.

Gün gelir bizi biz eden, bize kimlik kazandıran, hayatımıza  anlam veren o güzelim insanlar terki diyar ederler sessiz ve sedasız. Yürek yakan gidişleri asla doldurulmaz bir daha. Tarihler 29 Ocak'ı gösterdiğinde içimiz yandı Ayşe halamızın gidişiyle. Kâr etmedi yanan yüreğimize zemherinin en soğuk gecesi. Denizin korkunç dalgalarında bize kucak açan limanımızdı Ayşe halamız.  Mekanın cennet olsun.

Adeta yaşayan bir melekti o. Kalbinde iyilikten gayrısı bulunmazdı. Kalbi kırık da olsa kırmazdı kalpleri. Kılı kırk yararcasına ince hesap peşindeydi çünkü...

Sülalemizin akıldanesiydi. Fakat nasihatlerini sorana ederdi. İstemezdi boşa edilecek laflari. İnciler hakkedilen boyunların süsüydü onun nazarında. Sözlerinin üzerimizdeki tesiri nasihatine konu olan hususları yasamasından kaynaklanıyordu.

Ahlak, edep ve iffetin yaşayan canlı bir örneğiydi. İncinse de incitmedi hayatında hiç kimseyi; gücü yettiği konularda müdahil olurken, kimi yerde sözünü kimi yerde de susar kalben keserdi bağları. Havale ederdi böylece yaramaz kim varsa yüce divana. Kelin de sahibi var örneğince nicesinin düçar olduğu sui akibetleri bilirim.

Dünyaya gelişimi anlatirdi heyecanla. Ayağımı ayağının baş parmağıyla ölçmüş ve "bir gün büyüyecek, erkek geliyor diye kendimize çeki düzen vereceğiz" sözleriyle edepte yaşadığı en ince ruh halini ifade etmiş oluyordu.

Kendisiyle her konuşanın huzur bulduğu yüce gönüllü bir hatundu. Fani alemin sıkıntılarını baki alemin muştularıyla bertaraf ederdi. Kalpler ancak Allah'ı zikretmekke mutmain olur sırrını yaşatırdı böylece kendisiyle sohbet edene.

Rabiatü'l-Adeviye timsali biriydi.
Yeri geldiğinde bir Asiye idi metanetiyle yeri geldiğinde de bir Hatice anamızdı savunduğu hakikatlerle. Hayatın çilelerini Asiye validemizin örnek sabrıyla yoluna kor; iyiliğe giden yolda kimseye aldırmadan tek kalsa bile yürümeye ahdeden bir Hatice olurdu tüm servetiyle...

Dertli her gönle şifa olurdu sözleri, tutum ve her davranışı... Asla yalan söylemezdi...Sözü bu sebeple senet olurdu bizler için. İmanı ile salih ameli hakkı tavsiyesinin iksiri olurdu. Hakkı her tavsiyesi haksızları dehşete düşürür düşman ederdi kendisine... Bu sebeple hep haktan yanaydı. Haksızlığı kardeşi yapsa bile haklıyı savunur,  asla ödün vermezdi haksız olan kim varsa. Hayatı bir sabır örneğiydi. Doğru bildiği yoldan hiç taviz vermedi. Yaşadığı sürece ilkelerine sımsıkı sarıldı.

Güzellik adına akla gelebilecek ne varsa hepsini haiz nadide bir kadındı. Bu sebeple onu tanıtmak kelimelerle ifade edilemez. Onu tanımak onunla tanışıp hemhal olmayı gerektirir. Birini tanımak için ya komşu olacaksın ona ya da onunla alışverişte bulunacaksın ya da yolculuk yapacaksın der Hz Ömer efendimiz. Bu üç etkileşimle yolu onun semtine uğramayan birine Aşhan halamızı nasıl anlatabiliriz?

Gönül ister ki gönle şifa veren, toplumu bir arada tutan bu sevgi ve güven kaynağı insanlar çok olsun. Her evde ve her mahallede; toplumun her yerinde hissedilsin varlıkları. Bu şahıslar toplumun mihenk taşlarıdır. Bir söz söylerler kesilir savaşlar, bir söz söylerler kesilir onmaz yara başları.

Bunlar irfan ehli insanlardır. Barış ve huzuru temsil ederler.

Ayşe halamız mumine bir kadındı. Yüzü insana Allah'ı hatırlatırdı. Simasında secde izleri imanının mührü gibiydi adeta.

Bu insanlar her türlü övgüyü hakketseler de yaşarken bu sözleri söylememe asla izin vermezdi; her şeyiyle rızay-ı bariye adanmışlığın örnek bir hayatını yaşıyordu.

Onun şahsında iman ve ibadetin insan ruhunu nasıl kemale erdirdiğine şahit olmuştum.

Konuşurken ağzından çıkan hikmetli sözler, rahle önünde ilim tedris edenlerin çoğunun söyleyemediği sözlerdendi. Hakikatin küghune vukufiyeti itaatinin bir sonucuydu. Bununkisi Kur'an'ı yaşamak değil, yaşayan bir Kur'an gerçeğiydi. İrfan ehli böyle olmaktır derdim Ayşe halamızı her gördüğümde.

Ümmi idi lakin her sözü kitabın ortasındandı. Yaşayan son Nene hatunlardandı. Ona her baktığımda bu vatanın neden geçilmediğini o zaman anlardım. Anadolu denir bu topraklaraımıza. İşte böyle anaların varlığından ileri gelir şu toprakların hakettiği bu isim.

Cennet annelerin ayakları altındadır derken Peygamber efendimiz, örneği bu anneler olmalı derdim içimden.

Mekanın cennet olsun.
İmanına şahidiz.
Hakkını nasıl öderiz bilmiyoruz.
Yokluğuna nasıl alışırız onu da bilmiyoruz.
Şunu biliyoruz ki sen cennet hatunlarındandın.
Kendimiz için dua edelim de cennette komşun olalım sana. 
Anadan da öte bir halamızdı.
Hepimizin başı sağ olsun.

Mustafa Salim
29 Ocak 2026 Kayseri

YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
Tahir
Yorumunuz onay bekliyor ...
Mesut hoca
Yorumunuz onay bekliyor ...
Bekir BALA
Yorumunuz onay bekliyor ...
Ercan
Yorumunuz onay bekliyor ...
Ziya
Yorumunuz onay bekliyor ...
Mesut AYDOĞAN
Yorumunuz onay bekliyor ...
Sadık Özdemir
Yorumunuz onay bekliyor ...
Süleyman
Yorumunuz onay bekliyor ...
Bünyamin kaplan
Yorumunuz onay bekliyor ...
Bünyamin kapla
Yorumunuz onay bekliyor ...