MUSTAFA SALİM salimhoca@hotmail.com

ÇETİN DOĞANLARIN HAKK'A DİRENİŞİ Mİ YOKSA HAKİKATE RAM OLMUŞ ERDOĞANLAR MI?

19 Mayıs 2024 Pazar 12:46

Bin yıl sürecek dediğiniz bir sistemi tüm kibir ve enaniyetinizle, tepeden bakmacı bir küçümsemeyle milleti hiçe sayarak dayatmaya çalışınızı, o her türden zulmün kol gezdiği günlerin aktörü oluşunuzu, ekranlarda bunu dile getirirken ki küstahça tavırlarınızı, gözümüzün içine baka baka yalan söyleyişinizi daha dün gibi hatırlıyorum be Çetin Doğan.

Bugün kalkmışsın bu bir af değil ihlal edilen hakkın geç de olsa veriliş günüdür derken bile hala o kibrin dik tutlan kuyruğun sahibi olduğunu yine o günleri yaşayan birileri olarak çok iyi biliyoruz ve bu sözleri sarf edenin ruh halini okumak pek de zor değil be Çetin Doğan...

Davos'ta Erdoğan ne demişti; "Sayın Peres benden yaşlısın. Sesin çok yüksek çıkıyor. Biliyorum ki sesinin bu kadar çok yüksek çıkması bir suçluluk psikolojisinin gereğidir." Ben de sana diyorum ki Sayın Çetin Doğan, bizden yaşlısın ama hatasız değilsin ve binbir günün sonunda ekranlarda yaptığın bu ilk konuşmayla da  suçluluğunu dile getirmiş oldun.

O gün yaptığınız, bugün İsrail'in Gazze'de yaptığı katliamın kansız postmodern haliydi. 

Bugün Gazze'de dünyanın gözü önünde ve hiçbir Allah kulunu hesaba katmadan şeytani gücünü mazluma karşı zalimce kullanan İsrail benzeri siz, dünümüzü harabeye çevirirken onlardan daha acımasızdınız be Çetin Doğan.

Binbir günlük hapsinizle hak ihlaline uğradığınızı söylerken inançlı insanlara hayatı dar edişiniz hakkınız mıydı?

Başörtülülerin işten çıkarılması, okuyanların üniversiteden atılması, namaz kılanların ordudan ihracı hangi insan haklarına sığardı be Çetin Doğan?

İmam hatip lisesi katsayısı, Kur'an kurslarının kapatılması, meslek liselerini dibe vurmanız, yeşil sermaye diye müslüman işadamlarına engel oluşunuz, kamusal alan dayatmanız, irtica avına çıkmanız; tüm bunları yaşattıklarınıza yallah Arabistan'a deyişiniz sıradan işlerden miydi be Çetin Doğan?

Bu milletin dinine, inancına, örf ve adetine kinin o kadar büyüktü ki binbir gün sonra evin yolunu tutarken bile hala nefret doluydun be Çetin Doğan...

Ağlayrak işe gidip gelmeyi yaşattınız bize. O dönemde Sincan İmam Hatip Lisesinde öğretmenlik yaparken gönderdiğiniz müfettişlerin bana 'İslam'da örtü yoktur' sözünü söylettirmek için nasıl baskılandığımı; dersime dağdan inercesine haydut gibi dalan o günkü Kaymakamın, 'çok istiyorsan müslümanca yaşamayı, meslekten ihraç olduktan sonra yaşarsın' alayımsı tavırını unutmuş değilim be Çetin Doğan...

Senin ve şürekanın o dik başlarının eğilerek hapishane araçlarına binişi bile yetti bu milletin sevinmesine be Çetin Doğan...

Belli ki o dönemin çetebaşı bir ismiydin. Öyle anlaşılıyor ki kara bulutların katmer katmer olduğu o günlerde Batının şer güçlerine sırtını dayamış ve güç zehirlenmesi içinde sağa sola veryansın eden bir adammışsın be Çetin Doğan...

Bana bugün neyin hikayesini anlatıyorsun? Belli ki uslanmamışsın be Çetin Doğan...

Senin ve taifenin salıverilmesi herkes gibi benim de hoşuma gitmediğini iyi bilesin. Ancak devlet aklımıza güvendiğimiz için bu şerden hayır doğacağına da inanıyorum. Bir taraftan senin gibi posası çıkmışların kodesten çıkışı, diğer taraftan bağlı olduğunuz aynı karanlık merkezin güdümündeki Kobani sanıklarının aldığı cezaların zaman örtüşümü devletimizin derin hesaplarının olduğunu gösteriyor be Çetin Doğan.

Bin yıl diye biçtiğiniz ütapik hayalleriniz üzerinden bir yıl geçmeden cevabınızı kodeste kaldığınız bin günle aldınız ve binbirinci gün çıkıverdiniz girdiğiniz delikten. Hakikatin bu acısını da küçümsediğiniz milletin seçtiği adamın elinden tattınız. Bu Milletle uğraşılmaz be Çetin Doğan.

Bak Çevik Bir'e; ne ayakta durabiliyor, ne altını tutabiliyor. Geçmişi hiç hatırlamıyor bile. Yaşadığını bile bilmiyor. Kodesle dışarısı ne farkeder böyle biri için. İlahi adaletin daha bu dünyada iken karşılığı buysa sen var asıl akıbeti düşün be Çetin Doğan...

Devşirmelerden bahsedilirken senden de çok söz edilirdi; soyun sopunla ilgili... Ne olduğun bizi ilgilendirmez ama bu toprakların asli unsuru olan bizi hakir görmeyecektin be Çetin Doğan..

Bu toprakların asli unsuru olan bizler öyle yabana atılacak insanlardan değiliz. Bin yıl dünyaya hükmeden geçmişin DNA'sını taşıyan bir milletiz be Çetin Doğan.

Hira Dağı'nın biz Alparslanları, Olimpus Dağı'nın siz Romen Diyojenlere bu diyarlarda göz açtırmayacağımızı bilemedin mi be Çetin Doğan.

Ömrünün son demlerini yaşarken şu böcek gibi gördüğün bu millete bir de bu gözle bak be Çetin Doğan.

Söz söyleme yeteneğin varken, geçmişi hatırlıyorken, altını ıslatmamışken, yaşadığın anın bilincindeyken artık hakikatleri gör be Çetin Doğan...

Çetin mi doğdun ki Çetin Doğan dediler sana? İsmiyle müsammadan mı gelir yoksa çetinliğin bilmeyiz ama bildiğimiz şu ki akıbetin çok çetin olacak be Çetin Doğan...

Bu kafayla ve bu ruhsal kinle hareket edecek olursan ömrünün kalan son deminle hayatı kendine çetin edecen be Çetin Doğan...

Millet olarak içinde bulunduğumuz şu asilliğimize bak ki hala menfaatin için dil dökeriz  be Çetin Doğan. 

Hidayet bulasın diye söyleriz tüm bunları; sana ve senin gibi olanlara. Görevimiz budur çünkü biz aynı zamanda dinimiz gereği birer tebliğciyiz.  Gazalarımızda dahi bunu yaparız; kılıcı çekmeden önce muhatabımıza alemlerin Rabbini hatırlatırız son deminde dahi olsa hakikati görsün de ahirete cehennem kütüğü olmasın diye be Çetin Doğan...

Bak, içeride kaldığın bin günde olaylara nasıl baktın, ne dedin, kime ne telkin ettin bilmiyoruz ama binbirinci gününle başladığın şu yaşlılık günlerini bence akıllıca geçirsen daha iyi edersin be Çetin Doğan.

Şimdiye kadar kimin adına kılıç çektiğin belliydi. Eline geçen de belli. Bundan sonra ne olacağı da üç aşağı beş yukarı belli. Size bir zamanlar kibir abideliğini yaşatan dünyadan bugün eser kalmadı gayrı... Gördüğün eserlerin de izleri yıldırım hızıyla silinip gidiyor. Daha düne kadar Batının bir höd demesiyle hizaya gelen komutanızdaki ordumuz bugün elindeki silahlarla batının korkulu rüyası haline geldi be Çetin Doğan...

Binbir gece masalı gibi gelse de sana hakikat bu be Çetin Doğan...

Sana tavsiyem ömrünün bu son günlerini tövbe ve istiğfarla geçirmen olsun. Tak başına takkeyi, salıver çene altına lahyeyi, al eline tesbihi, hu deyiver candan bir kez, dökülsün işlediğin binlerce cümrün ve nail olasın rızayı bariye de en azından şerrinden emin olsun bu millet be Çetin Doğan...

Şimdiki pişmanlık fayda verir de azrail ile burun buruna geldiğindeki pişmanlığın fayda vermeyeceğini Kur'an'da geçen Firavun'un hayatının son deminden biliyoruz be Çetin Doğan.

Binbirgün sonra yaptığın bu ilk açıklama pişman olmadığını gösteriyor. Pişman olmayana da göz açtırmayacak bir devlet hüviyetine geçtiğimizi bilesin diye söyüyorum Çetin Doğan.

Bundan sonrası senin bileceğin iş. Ya tövbe eder yaşarsın insan gibi hayatının son demlerini, ya da mikser olur fitne kaynağı olursun ki ateş olsan cümrün kadar yer yakarsın be Çetin Doğan....

Her doğan ölür; bu da ya kolay olur ya da çetin. Maksadımız kolay ölmek be Çetin Doğan...

Hakka direnmede çetin olacağına, hakikate ram olmada Metin olmanı yeğleriz be Çetin Doğan...

Mustafa Salim
19 Mayıs 2024

YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
Dejdeli
Ağzınıza Sağlık Hocam Çetin DOĞAN denen aşşağılık insanı az bile anlatmışsınız . Size Sincan lisesinde işkence eden bu zihni kafir İsrail'in ağlama duvarında duvardan medet umuyordu..
Abdullah
Okuyucu arkadaşlar, Yıllar evvel, herkesin korktuğu, çekindiği sırada akit de çıkan "On başı bile olamayacakların, general olduğu ülke" başlıklı yazı bu çetin doğan için yazılmıştı. Okumanızda fayda var. Bir de aynı günlerde kararlılıkla dik duran "bellendiniz paşam" manşetini ve detaylarını da bi okuyun. O günleri bi hatırlayın.
Mesut Hoca
Hayrdan nasiplenmekte zor iş. Kaleminize sağlık.
Bünyamin Kaplan
Allah razı olsun kıymetli kardeşim yüreğine sağlık kılıç kadar keskin kalemine sağlık dualarımla.
Ferami Yıldırım
Yazının başlığı"28 Şubatçıların Direnişi/Hakk'a Teslimiyeti"olsa daha isabetli olurdu.28 Şubatçılara Reis diz çöktürdü hakkı hakikatı gösterdi,bunun yanında merhametini de Allah için yüzlerine vurdu.Bu,mühürlü kalpliler kör gözlüler ve dahi avaneleri bunu anlamasalar da yaptı bu iyiliği.Ben Ankara Atatürk And.Lisesine görevli iken öğretmenler odasında "Sen bunlara ne yapabilirsin ki"diye sorduklarında,"Türkiye'yi 50 sene 100 sene geriye götüren bu zihniyete 28 Şubat paşaları da dahil olmak üzere hepsinin ayağına nal çakardım."diye gürledim Öğretmenler odasında.Hızımı alamadım 3 kere tekrarladım bu sözümü.Herkes sustu bakakaldı.Çevik Bir denen Yezid(!)in baldızın da olduğu bir ortamda.30 civarında bir öğretmen grubu vardı o gün.Yakınımda olan 5-10 öğretne dahi bunun işi bitti yakında defterini dürerler diye okulda bana mesafeli olmuşlardı bir müddet...Neyse...Dün yazını Akit de okuduğum Ali Çarkçıoğlu adlı yazarın "Yeni yetme Zenginler"yazısını okuyunca MEB'te ve TTKB'da ve bürokraside orda burda köşe olan tepeyi aşan korkak yılışık yalaka hörgüç bağlamış höt deyince.....sıvışan hokkabazları düşünce üzerimizden ticaret yapanlar şimdiki artistikleri zoruma gidiyor be Mustafa Hocam!Sen MEB'deki bu artizlerin çoğunu tanırsın...Eski araba lastiği gibi patinaj yapan meb yöneticileri silinip gidecekler...Yusuf Tekin da dahil buna.Hiçbirinin içi yanmıyor bunların.Müsteşarken kimi aradı kimi sordu ....bay Bakan.Daha 28 Şuvat artıkları bitnedi her yerde kol geziyor be dost!
Tahir
Üstadım o kadar güzel şeyler yazmışsın ki yüreğine kalemine sağlık. Lakin eski günleri hatırlayınca keşkeler geliyor dilime yüreğime. Soracağız ahirette...