MUSTAFA SALİM salimhoca@hotmail.com

ONE MUNİT’LE PATLAYAN LAĞIM: EPSTEİN

08 Şubat 2026 Pazar 18:23

Dünya 30 Ocak 2026 tarihinde düne kadar komplo teorisi denilerek gözden kaçırılan akıl almaz iğrençliklerin gün yüzüne çıkmasıyla uyandı. Adeta bir lağım patlamasıydı bu. Görüntüsünden tutun da yaydığı kokulara varıncaya kadar vicdanı olan her insanı derinden sarsan bir patlamaydı bu.

Malumunuz olduğu üzere bu patlama  “Jeffrey Epstein” iğrenç dosyasının patlamasıydı. Bu dosya dünyanın en güçlü isimlerinin karanlık dünyasına aitti. Üç milyondan fazla belge, 180 bin görsel ve iki bin video batının iğrenç suratını gözler önüne seriyordu.

Bu iğrençliklerden her bahsedişimizde komplo teorisi diye dinlemek istemeyen nice insan biliriz. Aklın alamayacağı derecede zulüm ve işkencelerin yaşatıldığı bu yer altı dünyasındaki korkunç planların olabileceğinin gerçekliği şurada dursun olabilirliğinin mümkün olmayacağı yönündeki ağırlıklı kanaatler konuyla alakalı yazılıp çizilenlerin inandırılıcığını zedeliyordu elbette. Meğer bu iğrençliklerin ört pas edilmesi için komplo teorisi yaygarasını koparanlar da kendileriymiş.

Dünyanın şahit olduğu bu rezaletle insanlık, kötülüğün ne olduğuna, insanlığa nasıl bir zarar verdiğine ve iğrençliklerin nasıl da maskelendiğine bir kez daha şahit olmuş oldu. Bu şehadetler hep dönüm noktalarında çıkar karşımıza. Cahiliye döneminde kötülüğün topyekûn Peygamber efendimize karşı çıkışı, Hz. Musa’ın Firavun’dan kaçışı, Hz. İbrahim’in Nemrut’la mücadelesi ve Hz. Lut’un kavminde görülen eşcinsellerin rezilce eğilimleri insanlığın kırılma noktalarını oluşturan örneklerdir. Her bir kırılma anı aydınlanma ile sonuçlanmıştır.

Epstein’in dünyayı içine alan karanlık planı da elbette bir aydınlanma ile neticelenecektir.

Bu karanlık yapılar kötülüğü kendine şiar edinen kimselerden oluşur. İslam literatüründe bu kötü insanlara şeytanlaşmış insanlar denir. Hatta bunlar yapıp ettikleriyle şeytana rahmet bile okuturlar.

Şeytani yapılar faaliyetlerini iki yolla sürdürürler. Biri kötü olan her şeyi güzel gösterip yaparak yaymaları, ikincisi de iyi olanı  engellemeleridir.

Epstein’in patlayan lağımı kötülüğün bin bir çeşidini göstermesi bakımından yeterince fikir vermektedir.

Epstein, bir çarkın öne çıkan figüranıdır. Dünyayı yöneten karanlık sistemin tüm detaylarını içeren dosyayı elinde bulunduran bir bakıma sistemin devamını sağlayan kişidir. Bu kimselerin sayısı bir hayli kabarıktır.

Bu karanlık sistem dinin yasakladığı tüm gayr-ı meşru şehevi arzuları palazlayıp gençleri ahlaki erozyona tabi tutarak faaliyetlerini sürdürmeye çalıştı ve çalışıyor. Yetişkinler bile bu şehevi arzuların tuzağından kurtaramaz kendilerini. Koca koca devlet başkanlarının Epsteim adasındaki rezilliklerini görmeyen kalmadı mesela şu kısacık zaman diliminde.

İcat ettikleri dünya düzenlerine ayak direten ülkeleri vesayetlerine aldıkları yöneticilerle hizaya getirirler. İşlerin aksi gitmesinden endişe duymaları halinde ihtilal yaptırırlar. Olmadı finanse ettikleri terör örgütleri üzerinden başkaldıran ülkelerin başını ezerler. Bizdeki FETÖ ve PKK terör örgütlerinin piyasa sürülmesi bu gayeye matuftu. DEAŞ gibi bölgenin tüm İslam ülkeleri için dizayen edilen ortak örgütler de yine bunların eseridir. Afganistan, Mısır, Sudan, Suriye Irak ve Yemen gibi ülkeleri hep terör örgütleriyle zayıflatılamaya çalışıldı.

Batının çıkarlarını zedeleyen özellikle İslam ülkelerinin eğitim sistemlerine müdahale ederler. Mesela ülkemizdeki eğitimin sisteminin seküler anlayışın kriterlerine uyarlanıp verilmesi birçok sorun beraberinde getirdiği için ihtiyaç duyulan milli ve manevi eksenli bir modelle verilecek eğitim sistemini hala oturtabilmiş değiliz. Dinine, örf adet ve tarihine yabancı oluşu bir yana düşmanca bir kafa yapısına göre yetiştirilmiş bir neslin varlığı savaşı en başta kaybetmek manasına gelmektedir.

İnançlı kesimin yıllarca baskılanması bu yapılanmanın iyi olan şeyi engellemesinin bir tezahürü olmuştur.

Yıllardır 23 Nisan, 19 Mayıs ve 10 Kasım gibi kutlamalarda körpe kız çocuklarımıza giydirilen kıyafetlerle yapılan törenlerin Epsteim adasında şehvet mezesi haline getirilen kız çocuklarının başına getirilenlerden ne farkı vardı?

Mini balelere erken yaşta gönderilen kız çocuklarına mükabil aynı yaşlarda Kur’an kurslarına gitmek isteyenlere getirilen bir zamanın yasakları başka neyle izah edilebilir?

Çeyrek asır öncesinden ordudan eğitime, hukuktan ekonomiye, sağlıktan asayişe akla gelebilecek tüm alanlarda yaşadığımız skandalların sebebi anlaşılmıyor mu?

Bir milleti ayakta tutan temel birleştirici unsur dinidir ve bu dinden kaynaklı örf ve adetleridir. Bu karanlık yapı bu alanı hiçbir zaman boş bırakmamıştır.

Özellikle Osmanlı’dan sonra yapılanlar bir milleti dininden koparmak ve dini bu milletin kalbinden söküp atmak adına yapılmıştır. Ezanların Türkçe okutulması, camilerin yıkılması ya da ahır ve eğlence mekanına dönüştürülmesi, kılık ve kıyafette batı normlarının diretilmesi, bilahare kamusal alanda başörtülü çalışanlara engel olunması, Cuma gününün tatil olmaktan çıkarılması, harflerin değiştirilmesi gibi daha birçok yaptırım hep bir nesli devşirmenin hamleleriydi.

Halifelik bunun için kaldırıldı. Tekke ve zaviyeler bunun için kapatıldı. Mezhepler bunun için karalandı. Bunu da millet anlamasın diye yetiştirdikleri modern din adamları eliyle yaptılar.

Bu modern din adamları daha sonra peygamberi de devre dışı bıraktılar. Kur’an’ı da keyiflerince verdikleri manalarla hayatla irtibatını kesme yoluna girdiler.

Bu karanlık yapı bir taraftan kötülüğü yaygınlaştırırken diğer taraftan da kötülüğe engel olacak iyiliğin tüm yollarını kesmeye çalıştı.

Türkiye’de işleyen siyaset ve yapılan seçimlerin bu karanlık dünyanın gündeminde yer alan önemli bir konu olmadığına kananlar olayları asla doğru okuyamazlar. Çeyrek asırdan bu yana iktidarımızdan duyulan rahatsızlıklar karanlık dünyanın bizde  planlarının işlenip uygulanmadığı manasına gelmektedir.

Epsteim dosyalarında yer alan bir mektup bu gerçeğin altını çizmektedir. Robert Kolej Yönetim Kurulu Üyesi Landon Thomas Jr., 7 Kasım 2014 tarihinde Jeffrey Epstein'e gönderdiği yazıda, Türkiye'deki muhafazakâr iktidarın, toplumsal yaşam ve eğitim sistemi üzerinde artan nüfuzundan çok rahatsızlık duyduğunu dile getiriyor. Sonra da  Türkiye'deki (Batıcı) eğitim misyonunu korumak adına geniş çaplı bir finansal destek arayışında olduğunu belirterek, Gates Vakfı gibi milyarder bağışçılara aracılık etmesi için Epstein'den "stratejik rehberlik" talep ediyor.

Epstein adasında pişirilip dünyaya servis edilen karanlık sistemin çarkı bu şekilde işliyor. Bir taraftan zehri altın tasta sunmak, diğer taraftan altınların girişini engellemek.

Kandil gecelerimizde ağza alınmayacak sözlerle Müslümanın ibadet şevkini kırmak için gayret sarf eden o modernist din kafası neden Epsteim’in dosyalarına bir laf edemezler. Çünkü onları besleyen Ebsteim’in karanlık dünyasıdır. Yaladıkları çanağa değil de cami duvarına işerler bu yularlı modernist din takımı. Eceli gelen de cami duvarına işermiş…

Hamas’ın Gazze’de başlattığı direniş Epstein lağımını batının başına patlattı.

Batının batıl medeniyeti çoktan çöküşünü başlattı bile.

Kafirler istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır.

Karanlık dünya Allah’ın tuzağına düşmeye mahkumdur.

Mustafa SALİM

08 Şubat 2026 ANKARA

YORUMUNUZU YAZIN ...
Farklı olanı seçin:
# # # # # #
İlhami Yemenoğl
Yorumunuz onay bekliyor ...
Ahmet Feyzi
Yorumunuz onay bekliyor ...